YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5324
KARAR NO : 2013/6241
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dava, imar öncesi duruma dönülmesi isteğine ilişkin olup; öncelikle ihyası istenen 938 sayılı parseli kapsayan tüm imar işlemlerinin açıkça saptanması, daha sonra bunlarla ilgili belgelerin merciinden istenmesi, ayrıca İdari Yargıda iptal edilip edilmediklerinin ve iptal edilmişlerse iptal kararlarının kesinleşip kesinleşmediklerinin araştırılması, kesinleşmiş iseler kesinleşme şerhli karar örneklerinin getirtilerek mahallerine keşfen uygulanmak suretiyle 938 sayılı parseli kapsayıp kapsamadıklarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; “davalı … Belediyesi hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, davalılar Adana … ve … aleyhine açılan davanın reddine” karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı Adana … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası, mümkün olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkin olup; mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak, Seyhan Belediyesi tarafından yapılan 38 nolu imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edilmediği ve halen geçerliliğini koruduğu, anılan imar düzenlemesi ile ilgili idari yargıda dava açılarak işlem iptal ettirilmedikçe eldeki davanın dinlenme olanağından söz edilemeyeceği belirlenerek işin esası bakımından yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Öte yandan, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğuna göre, kendilerini vekille temsil ettiren davalı Adana Büyükşehir Belediyesi ile dahili davalı … Belediyesi lehlerine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğrudur. Davacı Hazine vekilinin bu yönlere değinen ve davalı Adana Büyükşehir Belediyesinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, hakkındaki dava husumet yokluğu nedeniyle reddedilen ve yargılama sırasında idari değişiklik sebebi ile taşınmazla ilgisi kalmayan Seyhan Belediyesi lehine avukatlık ücretine hükmedilmiş olması isabetsizdir. Ne var ki; anılan bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 3. bendindeki “Davalı … kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.200,00.TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı … Başkanlığına verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine; “Davalı … Belediyesi lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, karar düzeltilerek onandığından, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine, 05.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.