Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5333 E. 2013/6009 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5333
KARAR NO : 2013/6009
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 19 parsel sayılı 8.232,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tamamı 3 pay kabul edilerek 1 payı …, 1 payı … ve 1 payı da elbirliği mülkiyeti şeklinde … ve müşterekleri adına, 102 ada 20 parsel sayılı 8.223,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla …, … ve … adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar …, … ve … 102 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazların davalı taraflarla birlikte kullanıldığı iddiasına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli parsellerin tevhit edilmesi ve yarısının davacılar, diğer yarısının ise davalılar adına elbirliği mülkiyeti şeklinde tesciline karar verilmesi istemiyle tapu iptal ve tescil davası açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının iptaline, 102 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazların bir bütün olarak tek bir parsel halinde “iptallerine karar verilen tapu kayıtlarındaki iç hisse oran ve durumları da gözetilerek ve iştirak halinde olmak üzere davacılar ve davalılar adına tesciline” karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddelerinde belirtilmiştir. Buna göre, kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi; başka bir anlatımla hüküm sonucunun infazda tereddüt uyandırmayacak nitelikte bulunması gerekir. Bu nedenle tescile ilişkin davalarda, sicil oluşturulurken, adına tescil hükmü kurulan tarafların, karışıklığa yol açmayacak şekilde kimlik bilgilerinin ve paylarının gösterilmesi zorunludur. Somut olayda mahkemece verilen kararın hüküm sonucu bölümünde, lehine tescil kararı verilen tarafların isimleri yazılmadığı gibi, adlarına hangi oranda pay tescil edileceği ve paylı mülkiyetin hangi bölümlerinin elbirliği halinde mülkiyete ilişkin bulunduğu açıklanmamıştır.
Bu şekilde infazı kabil olmayan, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar belirlenmediği için denetime de açık bulunmayan nitelikte karar verilmesi isabetsizdir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 30.5.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.