YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5352
KARAR NO : 2013/6010
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ….,Köyü çalışma alanında bulunan 166 ada 3 parsel sayılı 134,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit ve tescil edilmiş; 18.10.2011 tarihinde….,’a intikal etmiş, aynı gün satın alma nedeniyle davalı … adına tescil edilmiştir. Davacı …, çekişmeli parselin bir bölümü hakkında, kadastrodan önce satın alma iddiasına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak … aleyhinde dava açmış; taşınmazın yaklaşık 100 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 29.11.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 45,35 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro sonucu tapuya tescil edilen ve tapuda intikal gören taşınmaz hakkında, kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak açılan tapu iptal ve tescil davasıdır. Bu tür davalarda, kadastro tespit gibi itibariyle çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde hak sahibi olduğunun kanıtlanması gerektiği gibi, kadastro sonucu tapuya tescil edilen taşınmazı tapu kaydına güvenerek devralan kişinin kötü niyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümü üzerinde tespit tarihine kadar davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği doğru olarak belirlenmiş ise de aynı raporda (B) harfiyle gösterilen bölüm yönünden alınan beyanlar yetersiz ve soyut içeriklidir. Diğer taraftan, davalı, çekişmeli parseli kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra 18.10.2011 tarihinde kayden satın almıştır. 4721 sayılı TMK’nın 1023. maddesi uyarınca tapu kaydındaki sicile güvenerek mülkiyet ya da sınırlı ayni bir hak iktisap eden kişinin bu iktisabı korunacaktır. Bir kişinin iyi niyetli olarak hak iktisap etmesi asıl olup, bunun aksini iddia eden tarafın bu hususu ispatlaması gerekmektedir. Mahkemece, tapuya kayıtlı taşınmazı satın alan davalının ediniminin 4721 sayılı TMK’nın 1023. maddesi uyarınca korunması gerekip gerekmediği konusunda araştırma yapılmamış, davacıdan bu husustaki delilleri sorulmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında öncelikle çekişmeli taşınmazın (B) bölümü üzerinde davacı taraf yararına tespit günü itibariyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan bu bölümün öncesinin kime ait olduğu kim ya da kimler tarafından ne kadar süreyle kullanıldığı, davacı ve bayilerinin bu bölüm üzerinde zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı ve süresi hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı beyanları alınarak tespit tarihine kadar davacı yararına iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, daha sonra yerel bilirkişi ve tanıklardan, davalı tarafın 166 ada 3 parsel sayılı taşınmazı satın alırken çekişmeli bölümlerin tapu kayıt malikine ait olmadığını bilip bilmediği ya da bilebilecek durumda olup olmadığı hususları sorularak olaylara dayalı ayrıntılı beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde giderilmeye çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip 4721 sayılı TMK’nın 1023. maddesi de göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verilmesi isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.