YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5568
KARAR NO : 2013/6426
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yeşil Köyü çalışma alanında bulunan 212 ada 10 parsel sayılı 1190,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün yol olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın payları oranında davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunduğu iddia edilen yolun kadim ve kamunun kullanımına tahsis edilmiş yol olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve değerlendirme dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Keşifte alınan beyanlardan dava konusu edilen bölümün davacı ve davalıların uzun yıllardır özel yol olarak kullandıkları bir bölüm olduğu anlaşılmaktadır. Ancak yol olarak kullanılan bölüme ilişkin alınan bilirkişi raporları arasında yüzölçümler itibariyle çelişki bulunmaktadır. Mahkemece bu çelişki giderilmeden ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve iki fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan ve davacı ile davalıların uzun yıllardır özel yol olarak kullandıkları bölümün sınırları bilirkişi ve tanıkların yer göstermeleriyle kesin olarak belirlenmeli, teknik bilirkişilerden bu bölümün haritasında gösterilmesi istenilmeli ve dava konusu bölümü her yönünden gösterir fotoğrafları çektirilerek bu fotoğraflar üzerinde yolun sınırları işaretlenmeli ve bundan sonra özel yol olarak kullanılan bu bölümün müştereken tarafların adlarına tesciline karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı tarafın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.