YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5577
KARAR NO : 2013/5689
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda …Köyü 128 ada 23 parsel sayılı 12542.05, …Köyü 224 ada 6 parsel sayılı 151949.72 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliği nedeniyle Hazine adına adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı …, her iki taşınmaza yönelik kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında …, 224 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı …’ın davasının kısmen kabulüne ve 128 ada 23parsel sayılı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile … adına tesciline, 224 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tesciline, müdahil …’ın davasının kısmen kabulü ile 224 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların temyize konu bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacı ve müdahil lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlar ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ve müdahil, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Bir arazinin kullanım süresini, niteliğini ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının ise, en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1985, 1990 ve 1995 yılları) stereoskopik hava fotoğraflarının dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu
görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, taşınmazın tarım arazisi olup olmadığının tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Diğer yandan çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların tutanak suretleri ile varsa dayanakları belgeler getirtilmemiş, davacı ve müdahilin zilyetlik süresi ile zilyetliğin sürdürülüş biçimi araştırılmamış, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan taşınmazların niteliği ile ilgili rapor aldırılmamış, taşınmazların tüm yönlerinden çektirilecek fotoğraflar üzerinde taşınmazların konumları işaretlettirilmemiş, davacı ve müdahilin aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden taşınmaz iktisap edip etmedikleri araştırılmamış, keşif sırasında alınan beyanlar hava fotoğrafları ile denetlenmemiştir. Hal böyle olunca, öncelikle çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların tutanak suretleri ile varsa dayanakları belgeler getirtilmeli, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgeye ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda incelemesi yaptırılmalı, çekişmeli taşınmazların konumu hava fotoğraflarında gösterilmeli, dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, zilyetlik tanıkları, mahalli bilirkişiler ve gerektiğinde tespit bilirkişilerinin taşınmazın niteliği ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğe ilişkin beyanları bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, taşınmazların tüm yönlerinden çektirilecek fotoğrafları üzerinde taşınmazların konumları işaretlettirilmeli, kadastro tespitine kadar davacı ve müdahilin zilyetlik süreleri ile zilyetliklerinin sürdürülüş biçimleri tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, davacı ve müdahilin aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden taşınmaz iktisap edip etmedikleri yöntemince araştırılmalı, tüm bu hususlar yerine getirildikten sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.