YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5878
KARAR NO : 2013/6991
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 136, 155, 156, 157 parsel sayılı 2.699,81 2141,89 740,86 ve 2.491,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla Yusuf Üstün, … Tay, … ve … adlarına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı … ve arkadaşları tapu kaydı ve irsen intikal nedeniyle miras payları oranında tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında 155 ve 156 parsel sayılı taşınmazlar … Makina Sanayii ve Ticareti Ltd. Şti adına satış nedeniyle tescil edilmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar dayanağı 01.09.1972 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf çekişme konusu taşınmazların davacıların tutunduğu dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyor ise davalılar murislerince haricen satın alınıp lehlerine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Ne var ki mahkemece çekişmeli taşınmazlara komşu parsellere ait tutanak örnekleri ile dayanağı belgeler getirtilerek uygulamada bu belgelerden ve teknik verilerden yararlanılmamış; kayıt kapsamı yöntemine uygun araştırılmamıştır. Eksik incelemeyle karar verilemez. O halde mahkemece, sağlıklı sonuca ulaşabilmek için; öncelikle komşu parsellere ait onaylı kadastro tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Müdürlüğünden, (eski tarihli tapu kayıtlarının tedavül kayıtları Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığı’ndan) getirtilmeli, çekişmeli taşınmazlar ve çevresine ait temin edilebilen en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası getirtilerek dosya ikmal edilmeli; bundan sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında hava fotoğrafları ve memleket haritaları uzman bilirkişilerce uygulanarak öncelikle çekişme konusu taşınmaza ve komşu 102 ada 139, 164, 165, 171 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarında “değirmen harkı ve nehir” sınırlarının kadim yerleri belirlenmeli, nehrin zaman içerisinde yatak değiştirip değiştirmediği, değiştirmiş ise eski yatağının neresi olduğu saptanıp fen bilirkişisi tarafından haritasında işaretlenmeli; taşınmazların kuzeyindeki … yolunun kadim yol olup olmadığı aynı usullerle ve yerel bilirkişi ve tanık beyanları aracılığıyla açıklığa kavuşturulmalı; değerlendirme yapılırken çekişmeli taşınmazlar komşu 158 ve 139, 164, 165 ve 171 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarında köy adının “…”, mevkii adının ise “…” yazılı olduğu, keza 139, 164, 165 ve 171 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarından Eylül 1323 tarih ve 25 sıra numaralı tapu kaydının doğusunu “değirmen harkı” olarak okurken davacıların tutunduğu tapu kaydının batısını “değirmen harkı” olarak okuduğu, her iki kaydında güneyini nehir okuduğu hususları gözönünde bulundurulmalıdır. Davacıların dayanak tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri getirtildikten sonra, nüfus kayıtları da en eski yazıma kadar getirtilerek, tapu kaydında adı geçen “Kedioğlu …” ile davacıların murisi “…’in” aynı kişi olup olmadıkları hususunda araştırma yapılmalı bu hususta yerel bilirkişi ve tanıkların da beyanlarına başvurulmak suretiyle açıklığa kavuşturulmaya çalışılmalıdır. Taşınmazın davacıların dayanak tapu kaydının kapsamında kaldığı ispatlandığı takdirde, davalı tarafın murisleri tarafından satın alma hususundaki savunması açıklattırılarak bu husustaki dava ve delilleri araştırılarak inceleme ve değerlendirme yapılmalıdır. Bu aşamada taşınmazın üzerinde bilinen en eski zilyedin kim olduğu, hangi tarihten beri ne şekilde kullandığı, şu anki tapu kayıt maliklerine kimden, hangi yollarla intikal ettiği hususları maddi olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile tespit edilmeye çalışılmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.