Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5903 E. 2013/7045 K. 21.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5903
KARAR NO : 2013/7045
KARAR TARİHİ : 21.06.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Moryayla Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 24 parsel ve 158 ada 10 parsel sayılı 2204.55 ve 1326.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … mirasçıları adına, 139 ada 1 parsel sayılı 135.31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 7/10 oranında … mirasçıları, 2/10 oranında … ve 1/10 oranında … adlarına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak çekişmeli taşınmazların muris … mirasçıları adına payları oranında tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 103 ada 24 parsel yönünden davanın reddine ve tespit gibi tesciline, 139 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 8 hisse itibariyle, 7 hissenin …, 1 hissenin … adlarına tesciline, 158 ada 10 parsel sayılı taşınmaz 3 hisse itibariyle, 1 hissenin …, 1 hissenin … ve 1 hissenin de … adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar çekişmeli taşınmazların ortak kök muris …’ten miras yoluyla intikal ettiğini ileri sürerek kadastro tespitlerinin iptali ile … mirasçıları adına payları oranında tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece, davalılar yönünden kabul beyanı gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; oluşturulan hüküm usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davalılar, “139 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/8 hissesinin …, 7/8 hissesinin … mirasçıları adına, 158 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesi … mirasçıları, 1/3 hissesi … mirasçıları, 1/3 hissesi … adına, 103 ada 24 parsel sayılı taşınmazın … mirasçıları adına tescili halinde davayı kabul edeceklerini” beyan eden dilekçelerini mahkemeye sunmuşlardır. Davalıların bu beyanının, kayıtsız şartsız olarak davacıların dilekçelerindeki “netice-i talebin” kabulüne ilişkin bir beyan niteliğinde bulunmadığı kuşkusuzdur. Kaldı ki davalılar tarafından ileri sunulan hususlar davacılar tarafından da kabul edilmemiştir. Hal böyle olunca, davalı tarafın kabulünden söz edilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilmek suretiyle davalıların beyan dilekçelerinin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 21.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.