YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6008
KARAR NO : 2013/7380
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 3, 4, 108 ada 46 ve 47 parsel sayılı 34.740,74, 19.955,98, 37.876,41, 80.220,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları tarafından davalılar Hazine, … köyü ve Tapu Müdürlüğü aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan (yüzölçümünün düzeltilmesi) davasında … taşınmazların bir bölümünün zilyetlikle adına tescili, kalan bölümlerin ise mera olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacıların davasının reddine müdahilin davasının kabulüne ve çekişmeli 107 ada 3, 4, 108 ada 46 sayılı parsellerin mera olarak sınırlandırılmasına, 108 ada 47 sayılı parselin müdahil … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve arkadaşları vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 107 ada 3, 4 sayılı parseller ile 108 ada 46 sayılı parselin özel mülkiyete konu olduğu kanıtlanamadığı, öncesinin kadim mer’a olduğu belirlendiğine göre davacılar vekilinin bu parsellere yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile 107 ada 3, 4 ve 108 ada 46 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Çekişmeli 108 ada 47 sayılı parsel yönünden davacılar vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacıların dayanağı olan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz üzerinde müdahil yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın dayanağı olan tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmediği ve yapılan keşifte mahalline yöntemince uygulanmadığı gibi müdahil yönünden de çekişmeli taşınmazın niteliği tam olarak belirlenmemiş, bataklık olan bölüm ile tarım arazisi olan bölüm birbirinden ayrılmamış, zilyetlikle edinme koşullarının ne şekilde gerçekleştiği, iktisaba yeterli ve elverişli bulunup bulunmadığı da yeterince araştırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşmak için; Mayıs 1311 yoklama 25 ve Mayıs 1311 Yoklama 27 sıra numaralı sicilden gelen 30.5.1983 tarih 12 ve 14 sıra numaralı tapu kayıtları varsa haritası ve oluşum belgeleri ile birlikte tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve fen ve jeolog bilirkişi ile üç kişiden oluşan ziraatçı bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında varsa dayanak tapu kayıtlarının haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasasının 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Ancak tapu kaydının krokisi zemine uygun değilse ve uygulama kabiliyeti yok ise tapu kaydının sınırlarına itibar edilmelidir. Tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Tapu kaydı hudutlarındaki “ Sahibi senet yeri, Hano tarlaları, beyaz taş ve arkın “ yeri zeminde belirlenmeye çalışılmalı, özellikle “Hano tarlaları ve sahibi senet yeri”nin hangi parseller olduğu belirlendikten sonra bu parsellere uygulanan kayıtların çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğu saptanmalıdır. Tapu kayıtlarının tesisindeki yön belirtilmeyen hudutlar ile tedavüllerindeki yön belirten hudutlar arasında çelişki olup olmadığı, zilyetlik durumuna göre kayıtların hukuki değerini koruyup korumadığı da kesin olarak belirlenmelidir. Tapu kayıtlarına kapsam tayin edilir iken kayıtların cinsi ve miktarı ile değişir sınırlı oldukları, kadastro sırasında bu kayıtların davaya konu 108 ada 47 sayılı parsele revizyon gördüğü, paylı olan tapu kayıtlarının malikleri ile davacılar arasında akdi ve irsi ilişki bulunup bulunmadığı da gözetilmeli, eski tarihli hava fotoğrafları ile askeri haritalardan da yararlanılmalıdır. Yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması, ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarının, zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberinde götürülecek teknik bilirkişiden uygulanan kayıtların hudutları ile kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir gerekçeli kroki ve rapor alınmalı, ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve jeolog bilirkişiden arazinin niteliği, toprak yapısı, bataklık niteliği taşıyıp taşımadığı, ortasında yaz aylarında kuruyan bataklık bir alan ile kavak ve yabani meyve ağaçları bulunan taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin ne şekilde iktisaba elverişli olduğu hakkında ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, taşınmazın sulu ya da kuru arazi olarak nitelendirilmesine göre kayıtsız ve belgesiz olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinebilecek taşınmaz miktarı da dikkate alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan nispi temyiz karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.