YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6089
KARAR NO : 2013/6638
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 146 ada 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 parsel sayılı sırasıyla; 1.973,35, 1.873,39, 1.760,30, 2.118,47, 1.928,94, 2.405,43, 4.016,46, 8.751,27 ve 9.499,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tutanakların beyanlar hanesinde … ve …’un ölü olduğu belirtilmek suretiyle ve miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle verasete iştiraken … mirasçıları …, …, … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı …, pay devrine, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın … ve … mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kesin süreye rağmen keşif masrafının yatırılmaması nedeniyle ispatlanamadığından davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 06.06.2011 tarihli celsede, 01.07.2011 günü saat 14.30’daki keşif gün ve saatinden önce yatırılması için verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bir diğer ifade ile taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtların celp edilip dosyaya konulması, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit edilmesi ve dosyada bu yönden bir eksiğin bulunmaması gerekir. Bundan sonra keşifle ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan 06.06.2011 tarihli ara kararında, takdir edilen kesin süre zarfında keşif masrafının yatırılmamasının sonucu açık ve net olarak açklanmamış, yerel bilirkişilere ücret takdir edilip yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişilerinin keşif gün ve saatinde hazır edilmeleri için yapılması gerekli tebligat masrafları belirtilmemiş, bunun yerine usule aykırı olarak yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişilerinin hazır edilmeleri İlçe Jandarma Komutanlığı’na yüklenmiş, uzman bilirkişinin keşif gün ve saatinde hazır olması için müzekkere yazılmasına karar verilmemiş, masrafın davacı tarafça yatırılması halinde yerel bilirkişi, tutanak bilirkişisi ve uzman bilirkişiye keşif gün ve saatini bildirmek için tebligat yapmaya yeterli süre de tayin edilmemiştir. Mahkemece yapılan ihtar yasada öngörülen şekle uygun bulunmadığı gibi davacının yokluğunda yapılan ihtarın tebliği de davacının evde bulunmamasının nedeni araştırılıp keyfiyet de komşuya haber verilip imzası alınmadığından 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine aykırıdır. Kaldı ki keşif masrafının yatırılması için davacıya çıkarılan tebligatın muhtara teslim edildiği 28.06.2011 tarihi ile keşif günü olan 01.07.2011 tarihi arasında makul bir süre de kalmamaktadır. Yasada öngörülen şekle uygun olmayan ve usulüne uygun olarak davacıya bildirilmeyen ara kararına dayanılarak keşif deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilemez. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup açıklanan nedenlerle davacı …’un temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.