YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6407
KARAR NO : 2013/6816
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “yörede toprak tevzi komisyonunun çalışmış olmasının yöredeki tüm taşınmazların tapuya bağlandığı ya da mera olarak sınırlandırıldığı anlamına gelmeyeceği belirtilerek, toprak tevzi çalışmalarına ait belgeler getirtilerek çekişmeli taşınmazın nasıl bir işlem gördüğünün araştırılması, toprak tevzi çalışmaları sonucunda Hazine adına tapu kaydı oluşturulmadığı ya da mera olarak tahsis edilmediği veya öncesinin kamu orta malı olmadığının anlaşılması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında davacı lehine hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, fen bilirkişi rapor ve krokisinde yeşil ve kırmızı renkle taralı olarak gösterilen toplam 60.152,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek ayrı bir parsel numarasıyla davacı … adına tapuya tesciline, bakiye 275.747,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün aynı ada ve parsel numarasıyla ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, çekişmeli taşınmazın toprak tevzi çalışmalarında dağıtıma tabi tutulmadığı ve davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiştir. Mahkemece, İl Özel İdaresine yazılan 24.05.2012 tarihli yazıyla, yörede toprak tevzi çalışmalarının hangi tarihte yapıldığı sorularak belgelerin gönderilmesi istenilmiş, yazı cevabında; çalışmaların 20.04.1955 tarihinde başladığına ilişkin komisyon karar sureti gönderilmiş ancak; davaya konu taşınmazı kapsar nitelikte tevzi komisyon haritaları, komşu parsellerin tapu kayıtları ile haritaları ve sair belgeler gönderilmeyerek, mahkemenin yazısı kısmen yerine getirildiği halde, mahkemece ilgili belgelerin gönderilmesi yeniden istenmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına oluşan usuli müktesep hakkın zedelenmemesi için, bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Mahkemece; toprak tevzi komisyonu belirtmelik tutanak ve haritaları, komşu parsellerin tapu kayıtları ile bunların haritaları ve varsa mera tahsis kararları ile haritaları bulundukları yerden getirtildikten sonra, fen bilirkişisinden kadastro paftası ile toprak tevzi haritasının ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılması istenilmeli ve çekişmeli taşınmazın 1955 yılında nasıl bir işlem gördüğünü açıklayıcı rapor alınmalıdır. Çekişmeli taşınmazın öncesinin kamu orta malı olmadığı, toprak tevzi komisyon çalışması sonucu mera olarak tahsis edilmediği ve Hazine adına tapu kaydının oluşmadığı anlaşılır ise; tespit tarihine kadar 20 yıldan fazla süre geçtiği göz önünde bulundurularak davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. madde koşullarının oluşup oluşmadığı yeniden değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; hükme esas alınan 14.05.2012 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı ile gösterilen 19.017,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün, 25.05.2012 tarihli zirai bilirkişi raporuna göre yer yer kayalık olduğu, imar ve ihyaya muhtaç durumda bulunduğu belirtilmesine rağmen, bu bölüm hakkında davacı lehine tescil hükmü kurulması ayrıca isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.