YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6476
KARAR NO : 2013/6803
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dava konusu taşınmazın üzerinde yapılan iki ayrı keşif sonucunda verilen zirai bilirkişi raporları arasında hasıl olan çelişkinin giderilmediği, hava fotoğraflarının getirtilerek taşınmaz başında uygulanmadığı, zirai bilirişi raporlarında yer yer taşlık olduğunu belirttikleri halde, imar ve ihya ile ilgili tüm olumsuz koşulların değerlendirilmediği belirtilerek bu husularda usulüne uygun araştırma ve inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın evveliyatının taşlık olduğu, davacıların murisi tarafından imar-ihyaya başlanılmış ise de tamamlanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme taşınmazın öncesi ve mevcut niteliğini belirlemekten uzak olduğu gibi hüküm vermeye de yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece bozmadan sonra 03.10.2011 tarihinde yapılan keşif sonucunda 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu tarafından verilen raporda taşınmazın uç kısmının tarıma elverişli olmadığı, komşu parsellerle olan sınırlarındaki çöküntüler ve bitki florasındaki değişikliklerden dolayı tahmini 4-5 yıldır tarım yapıldığı, tarla vasfında bulunmadığı bildirilmiş; aynı bilirkişiler tarafından verilen 02.11.2011 tarihli ek raporda ise uç kısmında belirttikleri yerin tahmini olarak 2000 metrekarelik yer olduğu, bu kısmın tarıma elverişli olmadığı, ekili olan kısımda da geven gibi çok yıllık bitkilerin bulunduğunu, geven bitkisinin bulunmasının taşınmazın yeni bozulduğunun göstergesi olduğunu söylemişlerdir. Talimat yoluyla harita mühendisi Niyazi Ceylan’dan alınan 20.03.2012 tarihli raporda ise; 1973 tarihli iki adet hava fotoğrafı üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taşınmazın 1973 yılı itibariyle imar ve ihya edilmiş, tarımsal faaliyetin yapıldığı, zeminde sabit sınırların bulunduğu, kültür arazisi görünümünde bulunduğu ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yukarıda sözü edilen bilirkişi raporlarında çelişki olduğu, bu çelişkinin giderilmesi için yeniden keşif yapılması talebi üzerine, mahkemece 11.09.2012 tarihinde yapılan keşif sonucunda 2 kişilik zirai bilirkişi kurulunca verilen raporda; taşınmazın doğusunda yaklaşık 600-700 metrekare yüzölçümündeki bölümünün eğiminin %30-35, diğer kısımlarının ise %5-6 civarında olduğu, genel olarak taşlık problemi bulunmakta ise de tarıma engel teşkil etmediğini, 2. sınıf tarım arazisi niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla üç kişilik zirai bilirkişi kurulu tarafından verilen rapor ile 2 kişilik zirai bilirkişi kurulu ve talimat yoluyla alınan harita mühendisi bilirkişi tarafından verilen raporlar arasında çelişki olduğu halde bu çelişkinin giderilmesi gerektiği düşünülmeksizin 3 kişilik zirai bilirkişi raporuna değer verilerek hüküm kurulması doğru değildir. O halde mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle; Harita Genel Komutanlığı’ndan 1970-1980 yıllarını kapsayacak ancak ayrı tarihlere ait olmak üzere yüksek çözünürlüklü en az üç tane hava fotoğrafı; İl Kadastro Müdürlüğü’nden 1970-1980 arası düzenlenen fotoplan, fotogrametrik ve fotometrik paftalar getirtilmeli; 3 kişilik, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendislerinden oluşacak bilirkişi kuruluna belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın, önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlanıp tamamlanmadığının, tamamlanmış ise tarihinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi istenilmeli, daha sonra taşınmaz başında önceki zirai bilirkişiler dışında 3 kişilik zirai bilirkişi ile fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılmalı, 3 kişilik zirai bilirkişi heyetinden çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısı mukayese edilmeli, taşınmazın tamamının ya da bir bölümünün tarıma elverişli olup olmadığı, önceki raporlarda taşınmazda belirtilen … ve taşlık bölümlerinin tarıma engel oluşturup oluşturmadığı taş ve toprak unsurundan hangisinin baskın olduğu hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve önceki raporlar arasındaki çelişkileri giderici rapor alınmalı, fen bilirkişinden keşfi izlemeye elverişli rapor ve harita düzenlemesi istenilmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme sonucu ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.