YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6510
KARAR NO : 2013/6750
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan 121 ada 27 ve 29 parsel sayılı 13726 ve 38235.64 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 121 ada 27 parsel sayılı taşınmaz zilyetliğin terki, 121 ada 29 parsel sayılı taşınmaz ise ham toprak niteliği nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tescil ilamı ile oluşan tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 121 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, çekişmeli 121 ada 29 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) harfi ve yeşile boyanmak suretiyle gösterilen bölümün davacı adına tesciline, geriye kalan bölümün Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı ve davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Davacı taraf, Hazinenin taraf olduğu tescil ilamı ile oluşan 98440 metrekare yüzölçümündeki 27.3.1968 tarih 19 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır. 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca bir kayıt ya da belge harita, plan veya krokiye dayanmakta ise kapsamının sözü edilen harita plan veya krokisi uygulanmak suretiyle belirlenmesi gerekir. Ne var ki, Mahkemece, davacı dayanağı tapu kaydının oluşumuna esas Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.5.1967 tarih, 1967/ 82 sayılı dava dosyası, dava dosyasının bulunamaması halinde tapu kaydının oluşumuna esas tescil ilamı ile haritası getirtilmemiş, davacı dayanağı tapu kaydının kapsamı haritasının uygulanması suretiyle yöntemine uygun şekilde belirlenmemiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle, davacı dayanağı tapu kaydının oluşumuna esas Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.5.1967 tarih, 1967/82 sayılı dava dosyası, dava dosyasının bulunamaması halinde tapu kaydının oluşumuna esas tescil ilamı ile haritası, tespit tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1985, 1990 ve 1995 yılları) stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi ve teknik bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında öncelikle, uzman teknik bilirkişi eliyle davacı dayanağı tapu kaydının haritası zemine uygulanarak tapu kaydının kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli, tapu kayıtlarının haritasının uygulanamaması durumunda davacının dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre zilyetlik araştırması sırasında stereoskopik hava fotoğrafları ve uydu fotoğraflarından yararlanılarak taşınmazın niteliğinin ve tespite kadar sürdürülen zilyetliğin 20 yıla ulaşıp ulaşmadığının belirlenmemiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.