YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6548
KARAR NO : 2013/6807
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu Cumhuriyet Mahallesi Köyiçi mevkiinde bulunan 170 ada 10 parsel sayılı 8.845,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hayriye Arslan ve müşterekleri, aynı mahalle … mevkiinde bulunan 170 ada 106 parsel sayılı 2.332,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, 05.10.2010 havale tarihli dava dilekçesi ile miras yoluyla gelen hakka dayanarak “… Mevkiinde bulunan 170 ada 10 parsel sayılı taşınmaz” hakkında Hazine aleyhine tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmış; yargılama sırasında dava konusunun aslında 170 ada 106 parsel sayılı taşınmaz olduğunu bildirmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 170 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, Hazine’ye yönelttiği davasının konusunu “… Mevkii 170 ada 10 parsel sayılı taşınmaz” olarak göstermiş, yargılama sırasında parsel numarasını 170 ada 106 olarak düzeltmiştir. 170 ada 106 parsel sayılı taşınmazın mevkii “…” olup tapuda Hazine adına kayıtlı iken dava dilekçesinde sözü edilen 170 ada 10 parsel sayılı taşınmazın mevkii “Köyiçi” olup tapuda dava dışı Hayriye Arslan ve müşterekleri adına kayıtlı bulunmaktadır. Bu olgular karşısında dava dilekçesinde parsel numarasının maddi hata sonucu “10 parsel” olarak yazıldığını ve davanın 170 ada 106 parsel sayılı taşınmaza yönelik bulunduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca mahkemece, dava konusu olduğu anlaşılan 170 ada 106 parsel sayılı taşınmaz yerine dava konusu olmayan ve dava dışı üçüncü kişiler adına tapuda kayıtlı bulunan 170 ada 10 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulması isabetsizdir. Davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.