Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6597 E. 2013/7233 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6597
KARAR NO : 2013/7233
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım Kadastrosu sırasında Alandere Mahallesi çalışma alanında bulunan 716 ada 24 parsel sayılı 1420,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının … Oğlu …’in kullanımında olduğu, 716 ada 25 parsel sayılı 1392,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının … oğlu …’in kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, zilyetliğinde bulunan 1500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazının çekişmeli taşınmazlar içerisinde kaldığını belirterek Kadastro Mahkemesine dava açmıştır. Kadastro Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın gider avansının yatırılmaması nedeni ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın parsel numarasını bildirmemiş ise de; sınırını açıklamış, mahallinde yapılan keşifte dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edilen 716 ada 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar olduğu anlaşılmıştır. Davacı davasını kayıt maliki olan Hazineye yönelttiğine ve dava dilekçesinde dava konusu ettiği taşınmazın sınırlarını açıklamak suretiyle belirlediğine göre bu davanın 24.08.2010 tarihinde ve askı ilan süresi içinde açıldığını kabul etmek gerekmektedir. Askı ilan süresi içinde açılan bu dava nedeni ile 716 ada 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların tespitleri kesinleşmemiş olup yapılan kesinleştirme işlemi hukuken değer taşımamaktadır. Tespiti kesinleşmeyen taşınmazlar yönünden Kadastro Mahkemesi görevlidir. Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararı Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleştiğinden Asliye Hukuk Mahkemesini bağlamaz. Hal böyle olunca mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılması ve Kadastro Mahkemesince de tutanakların beyanlar hanesinde isimleri yazılı ve adlarına fiili kullanım şerhi verilen şahıslar davaya dahil edilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Kabule göre de; dava Hukuk Muhakemeleri Kanunundan önce açıldığına göre gider avansı istenmesi doğru olmadığı gibi, gider avansına ilişkin ihtar davacıya tebliğ edilmeden karar verilmesi de doğru olmamıştır. Davacı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın talep halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.