YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6613
KARAR NO : 2013/6994
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu dava konusu … Mahallesi çalışma alanında bulunan 204 ada 43 parsel sayılı 11.201,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişme konusu 204 ada 43 parsel sayılı taşınmazın, 40 yıldır davacı ve babası tarafından kullanıldığı ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişme konusu taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı adına tespit edilmiş olup, tapu kayıtları mülkiyet belgesi niteliğinde olduğundan, çekişmeli taşınmazı kapsadığının saptanması halinde, taşınmaz üzerinde tapu kaydının oluşumundan sonra sürdürülen zilyetliğe bakılmaksızın taşınmazın tapu kayıt maliki adına tescili gerekir. Davalı … idaresinin tutunduğu ve tespite esas alınan Mayıs 1939 tarih ve 17 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı anlaşılmakta olup bu husus mahkemenin de kabulündedir. Davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı 1939 yılında tesis edilmiş olup davacının bu tarihten geriye doğru iktisabı sağlayan zilyetliği kanıtlanmış değildir. Tapu kaydı tesis edildikten sonra sürdürülen zilyetliğin hukukça korunabilir yanı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan nispi temyiz karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.