YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6826
KARAR NO : 2013/7101
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu … Köyü çalışma alanında bulunan taşınmaz 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit harici bırakılmıştır. Davacı …, miras bırakanı … adına tescil edilen 133 ada 7 parsel sayılı taşınmazın doğusunda yol olarak bırakılan ve üzerinde samanlık bulunan bölümün gerçekte yol olmadığı iddiasıyla babası … adına tapuya tescili istemi ile kadastro mahkemesinde dava açmış, kadastro mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dava konusun taşınmazın 133 ada 7 parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, uzman fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide 77,60 metrekare olarak taranan bölümün muris Sadık Tabak adına samanlık vasfı ile 133 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın, evveliyatında köy boşluğu olduğu, davacının babası ve mirasçıları tarafından taksim yapılmaksızın kullanıldığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Nevar ki, davacı, dava konusu taşınmazın miras bırakanından kaldığını bildirerek taşınmazın, miras bırakanı … adına tapuda kayıtlı bulunan 133 ada 7 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesini istediğine, tereke murisin ölüm tarihi itibariyle elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğuna göre davada yer almayan diğer mirasçıların yöntemine uygun bir biçimde muvafakatlarının alınması, davaya katılmalarının sağlanması veya TMK’nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanarak onun huzuruyla yargılamaya devam edilmesi zorunlu olup, bu husus dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden mahkemece davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.