Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/7118 E. 2013/7406 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7118
KARAR NO : 2013/7406
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan 128 ada 20 parsel, 134 ada 4 parsel, 135 ada 2 parsel, 181 ada 7 parsel 203 ada 22 parsel, 204 da 6 ve 10 parsel, 205 ada 10 parsel 211 ada 64 parsel 225 ada 41, 54, 56, 67 parsel sayılı sırasıyla; 4359,92, 4639,72, 5425,23, 6070,80, 573,65, 3935,25, 100,07, 3919,72 1087,90, 12865,28, 1292,26, 3637,99 ve 661,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların miras payları oranında davacı ve davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinden sonra ölen tarafların miras bırakanı …’den kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğuna ilişkin keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları kesinlik arzetmediği gibi, özellikle çekişmeli 134 ada 4 parselin davacı ve … tarafından birlikte alındığı, 205 ada 10 parselin davacının altınları ile alındığı, 223 ada 22 parselin davacının babasından kaldığı yönünde beyanlar olduğu gibi çekişmeli taşınmazların kadastro tespitleri muris …’in sağlığında yapıldığı ve davalı tarafça babası … tarafından taşınmazların kendisine bağışlandığı ileri sürüldüğü ve 134 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespiti sırasında …’in isteği üzerine davalının adına tespit gördüğü belirtildiği halde bu hususlar üzerinde de durulmamıştır. Öte yandan mahkemece hükmün gerekçe kısmında 134 ada 4 parsel, 205 ada 10 parsel ve 223 ada 22 parsel sayılı taşınmazlarda tarafların murisi …’in de hakkı olması sebebi ile, bu taşınmazların tamamının davacı adına tescili isteminin yerinde görülmediği açıklanmış olduğu halde kararın hüküm kısmında, sözü edilen taşınmazların tümünün …’den geldiği kabul edilerek taşınmazların mirasçılar adına tesciline karar verilmesinin nedeni de anlaşılamamaktadır. Mahkeme kararlarında varılan sonuca uygun gerekçeye dayalı olması hukuka olan güven ilkesinin bir sonucudur. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için her bir taşınmaz başında elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları ile yeniden keşif yapılmalıdır. Dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, çekişmeli taşınmazların öncesinde …’e ait olması durumunda çekişmeli taşınmazların murisin sağlığında kızı … adına tespit edilmesinin nedeninin ne olduğu ayrıntılı şekilde sorulup, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, gerektiğinde hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında HMK’nın 31. maddesi uyarınca taraflardan yeni delil göstermeleri istenmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve gerekçesi açıklanmak suretiyle gerekçeye uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.