Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/7136 E. 2013/7107 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7136
KARAR NO : 2013/7107
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Köyü’nde bulunan temyize konu 115 ada 23 parsel sayılı 7702,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı  zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tescil edilmiştir. Davacı …,  miras yoluyla gelen hak ve  kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın 1/3 hissesinin adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece  yapılan   yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazın 1/3 payınının adına tescili istemi ile dava açtığı halde taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, ortak miras bırakan …’a ait olması halinde mirasçıları arasında paylaşım olup olmadığı, paylaşılmış ise davacının babası İzzet payının davacıya geçip geçmediği hususları araştırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre bilerlenecek taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalı; yerel bilirkişi ve tanıklar ayrı ayrı dinlenerek, öncesinin tarafların miras bırakanı …’a ait olup olmadığı, miras bırakan …’a ait olduğunun belirlenmesi halinde … mirasçıları tespit edilerek tüm mirasçıların katılımı ile geçerli bir şekilde paylaşım yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte paylaşıldığı, taşınmazda kimin ne zamandır ve ne sıfatla zilyet olduğu, davacının kendi adına tescil istemi dikkate alınarak babası İzzet payının, paylaşım, satış veya bağış yoluyla davacıya geçip geçmediği hususları, maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.