Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/8438 E. 2013/11270 K. 22.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8438
KARAR NO : 2013/11270
KARAR TARİHİ : 22.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Ümraniye İlçesi….Mahallesi çalışma alanında bulunan 104 ada 1 eski 2831 ada 3 parsel sayılı 1.204,83 metrekare yüzölçümündeki bahçe vasıflı taşınmaz beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bahçe olarak 25 yıldan beri …. Mahallesi halkının müştereken kullanımındadır” şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Belediyesi taşınmazdaki zilyetlik şerhinin iptali ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin zilyet olduğunun tespiti istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın esasına girilip inceleme yapılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Dosya kapsamından çekişmeli taşınmaz hakkında henüz tapu kaydı oluşmadığı ve tutanak örneğinde de Ümraniye Kadastro Mahkemesinin 2010/10 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu ibaresi bulunduğu anlaşılmaktadır. Temyiz incelemesi sırasında dosya arasına getirtilen Ümraniye Kadastro Mahkemesinin 2010/10 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde de çekişmeli 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki tespitin kesinleşmediği, davanın derdest olduğu görülmüştür. Kesinleşmeyen tutanaklar hakkında açılacak davalar Kadastro Mahkemesinin görevine girmektedir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce de re’sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca; davacının davasının Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan kadastro tespitine itiraz davasına katılma niteliğinde olduğunun kabulü ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.