YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8673
KARAR NO : 2013/9281
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu Zobu Köyü çalışma alanında bulunan … ada … ve … parsel sayılı 1.965,26 ve 5.135,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve müşterekleri, maliki oldukları … ada … parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmazların aynı kök muristen geldiği ve yüzölçümlerinin eşit olması gerektiği iddiası ile … ve … parsel sayılı taşınmazların 374,85 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile … parsel sayılı taşınmazlarına eklenerek adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu … ada … parsel sayılı taşınmazın 150/2400 payının, aynı ada … parsel sayılı taşınmazın 118/2400 payının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitinden önceki paylaşıma dayalı ortak sınır ihtilafına yönelik tapu iptali ve tescil niteliğindedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 15/1. maddesi “taşınmazların zilyetler arasında taksim edildikleri sabit olduğu takdirde bu mallar taksim gereği zilyetleri adına tesbit olunur.” düzenlemesini içermektedir. Aynı maddenin son fıkrasında ise imar planı bulunmayan yerlerde zeminde fiilen oluşmuş sınırlara göre tespit yapılacağı düzenlemesi yer almaktadır. Ortak sınırın belirlenmesine yönelik davalarda gerçek anlamda bir ifraz işlemi söz konusu olmadığından 3402 sayılı Yasa’nın son fıkrasındaki imar planına aykırılıktan söz edilemesi mümkün olmayıp anılan yasanın 1. fıkrası gereği paydaşlar arasında yapılan taksime göre taşınmazların tespiti gerekmektedir. Somut olaya gelince; tarafların keşifte alınan beyanları karşısında, taraflar arasında yapılan paylaşım sonucu fen bilirkişisi raporunda (C ve D) harfleri ile gösterilen bölümlerin …ada … parsel sayılı taşınmaz malikleri olan davacılar … ve müştereklerine isabet ettiği ve kullanımın bu şekilde olduğu dosya içeriği ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Paylaşımla mirasçılık ilişkisi sona erdiğinden tespit günü itibariyle zilyetlikle iktisap şartları bu bölümler yönünden taraflar yararına gerçekleşmiştir. Hal böyle olunca çekişme konusu … ada … parsel sayılı taşınmazdan 03.10.2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen,
2013/8673-2014/9281
112 ada 30 parsel sayılı taşınmazdan ise aynı raporda (D) harfi ile gösterilen bölümlerin ifrazı ile davacılar adına tapuda kayıtlı bulunan 112 ada 29 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tescili yerine, 112 ada 25 ve 30 parsel sayılı taşınmazların tamamının paylı olarak tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz olup, davalı … …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.