YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/908
KARAR NO : 2013/2095
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Yasa’nın 41. maddesine göre re’sen yapılan düzeltme işlemi sonucu verilen kararla davacı …’ın tapuda paydaşı olduğu 164 ada 296 parsel sayılı 397.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümü 380.73 metrekare, 164 ada 297 parsel sayılı 414.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümü 400.62 metrekare olarak düzeltilmiştir. Davacı yapılan düzeltme işleminin hatalı olduğu iddiasına dayanarak iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kanunu’nun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme işlemine karşı açılacak davada komşu parsel maliklerine husumet yöneltilmesi gerektiği halde Kadastro Müdürlüğüne karşı açıldığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere ve davanın niteliğine uygun düşmemiştir. 3402 sayılı Kadastro kanunun 41. maddesi uyarınca Kadastro Müdürlüğünce re’sen yapılan düzeltme işlemleri hakkında işlemi yapan Kadastro Müdürlüğüne karşı husumet yöneltilerek dava açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gibi yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın yüzölçümünün eksilmesinin başka taşınmazlar lehine olduğunun anlaşılması halinde söz konusu taşınmaz maliklerinin de davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması mümkündür. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama yapılarak işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 20.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.