Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/9609 E. 2013/10856 K. 15.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9609
KARAR NO : 2013/10856
KARAR TARİHİ : 15.11.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 80, 81, 82 ve 83 parsel sayılı 3242.59, 1962.37, 27666.66 ve 825.91 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kadastro tespiti sırasında uygulanan tapuların kayıt malikinin … olduğu, davacı ve murisi Şakir Gözüm’ün çekişmeli taşınmazlarda hak sahibi olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tapu kayıtları yöntemince uygulanmadığı gibi, tapu kayıtlarının yüzölçümü ile dava konusu parsellerin yüzölçümü arasındaki fark üzerinde de durulmamış, kayıt gayri sabit hudutlu olduğu halde miktarıyla geçerliği olacağı düşünülmemiştir. Eksik ve yetersiz inceleme ile karar verilemez. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; taşınmazların bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritası yoksa tapu kaydında tarif edilen sınırlar esas alınmalı, tapu kaydında tarif edilen sınırların yerel bilirkişice bilinememesi halinde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, gösterilen yer ve tapu kaydında tarif edilen sınırlar teknik bilirkişiye düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, böylece tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, tapu kayıt miktarı ile taşınmazların zemindeki yüzölçümü arasında fark bulunduğundan bu farklılığın neden kaynaklandığı üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, değişebilir sınırlı, kapsamı yüzölçümü ile geçerli olan tapu kaydının miktar fazlası yönünden zilyetlik hükümlerine göre karar verilmesi gerekeceğinin göz ardı edilmesi de isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.