Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/9807 E. 2013/10857 K. 15.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9807
KARAR NO : 2013/10857
KARAR TARİHİ : 15.11.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü 153 ada 4 parsel sayılı 2355,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle 1/3 hissesi davacı …, 2/3 hissesi davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın tamamının kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 153 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kadastro tespiti sırasında uygulanan ve davalı tarafın da dayanağını oluşturan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin davacı lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf, tespite esas alınan tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığını ileri sürmüştür. Keşifte, mahalli bilirkişiler tapu kaydının sınırlarını göstermekle beraber mevkiinin uymadığını belirtmişlerdir. Tapu kaydında yer alan sırt, kıran ve yol sınırları her yere uyabilecek niteliktedir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, çekişmeli taşınmazın birleşik krokisi ve komşu taşınmaz tutanakları dayanak belgeleri ile birlikte getirtilmeli, uygulanan tapu kaydı başka taşınmazlara da revizyon gördüğü ve bir kısmının davalı olduğu anlaşıldığından tapu kayıt kapsamının belirlenmesi bakımından sözü edilen derdest davaların birleştirilmesi düşünülmelidir. Bundan sonra taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, taraflarla yakınlığı ve husumeti bulunmayan, olabildiğince yaşlı, tarafsız 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritası yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı, tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, kayıtta geçen ‘armut yalaklı’ mevkiinin neresi olduğu açıklığa kavuşturulmalı, gösterilen yer ve tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri teknik bilirkişiye düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaretlettirilmeli, böylece tapukaydının kapsamı kesin olarak belirlenmelidir. Değişebilir sınırlı, kapsamı yüzölçümü ile geçerli olan tapu kaydının miktar fazlası yönünden zilyetlik hükümlerine göre karar verilmesi gerekeceği de göz ardı edilmemelidir. Öte yandan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde karar başlığında hangi hususların bulunması gerektiği belirtilmiş olup, bu madde gereğince tarafların kimlikleri ve adreslerinin karar başlığına yazılması zorunlu olduğu halde tefrik edilen dosyanın davacısı …’in karar başlığında gösterilmeyip eldeki dosyada taraf olmadığı halde Orman İdaresinin davacı olarak gösterilmesi de isabetsizdir. Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.