YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13072
KARAR NO : 2015/232
KARAR TARİHİ : 27.01.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : …, …
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden davacı … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklama dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 114 parsel sayılı 2.914,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, aynı ada 116 parsel sayılı 455,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … adına tespit ve tescil edilen 101 ada 115 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün çekişmeli taşınmazlar içinde bırakıldığını öne sürerek bu bölümlerin adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı …’ın yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle 101 ada 116 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- 101 ada 114 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz inceleme istemine gelince;
Davacı adına tespit ve tescil edilen dava dışı 101 ada 115 parsel sayılı taşınmaz ile çekişmeli aynı ada 114 parsel sayılı taşınmaz evveliyatında bir bütün halde davacı … ve davalı …’nin babaları …’a ait iken sağlığında davacı ve davalı … arasında paylaştırdığı, taşınmaz başında yapılan keşifte bizzat babaları tarafından aralarındaki sınırın gösterildiği, davalı …’in keşif sırasında açılan davayı kabul ettiğini bildirerek taşınmazın bir bölümün davacıya ait olduğu halde kendi adına yazıldığını belirttiği, fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 19.02.2013 tarihli harita ve raporda çekişmeli 101 ada 114 parsel sayılı taşınmazın (B) ve (C) ile gösterilen toplam 165,50 metrekare yüzölçümündeki bölümünün keşif sırasında tarafların babaları tarafından gösterilen sınıra göre davacıya ait taşınmazın devamı olduğu dosya kapsamıyla belirlenmiştir. Her ne kadar, mahkemece taraflar arasında görülen Kadastro Mahkemesinin 2010/40 Esas sayılı dosyasının kesin hüküm oluşturduğu kabul edilmiş ise de anılan davada Nesibe Baysal ve …’in davalı konumunda olup diğer bir anlatımla birbirlerine karşı çekişmeli taşınmaz hakkında açtıkları bir davanın bulunmadığı gözetildiğinde kesin hüküm oluşturmasının hukuken mümkün bulunmadığı açıktır.
Hal böyle olunca; mahkemece, davacı …’ın davasının kabulü ile fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 19.02.2013 tarihli harita ve raporda çekişmeli 101 ada 114 parsel sayılı taşınmazın (B) ve (C) ile gösterilen toplam 165,50 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ifrazen davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yukarıda belirtilen Kadastro Mahkemesinin 2010/40 Esas sayılı dosyasının taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 101 ada 114 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün BOZULMASINA, 27.01.2015 gününde karar verildi