Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2014/15648 E. 2015/3400 K. 07.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15648
KARAR NO : 2015/3400
KARAR TARİHİ : 07.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Mahallesi çalışma alanında bulunan 149 ada 2 parsel sayılı 116,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 149 ada 4 parsel sayılı 713,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların bir bölümünün kendisine ait olduğu iddiasıyla tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 149 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu belirterek, davalılar adına kayıtlı 149 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar ile kendi taşınmazı arasındaki sınırın kadastro sırasında yanlış tespit edildiği iddiasıyla tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. O halde, taraflar arasındaki ihtilaf, ortak sınırın tespitine yöneliktir. Mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıkları sınırları ayrıntılı olarak belirtmiş olmalarına rağmen fen bilirkişi raporunda bu sınırlar ayrı ayrı ve açıkça işaretlenmemiştir. Bu haliyle fen bilirkişi raporunun keşfi incelemeye imkan sağlar nitelikte ve denetime elverişli olduğundan söz edilemez. Diğer taraftan mahkemece, ilk keşif ve ikinci keşif anında alınan beyanlar arasında oluşan çelişkiler giderilmemiştir. Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız yerel bilirkişi ve tarafların gösterecekleri tanıklar ile önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da hazır edilmek suretiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taraflar arasındaki ortak sınırın neresi olduğu hususlarında maddi olaylara dayalı somut bilgiler alınmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde bu çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, özellikle yerel bilirkişi ve tanıkların ortak sınırlara ilişkin olarak beyanlarında bahsettiği duvar, kavak ağacı ve sınır yerleri teknik bilirkişiye ayrı ayrı ve açıkça işaretlettirilmeli, teknik bilirkişiden keşfi denetlemeye olanak veren, ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının temyiz edene iadesine, 07.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.