YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18843
KARAR NO : 2015/16084
KARAR TARİHİ : 22.12.2015
MAHKEMESİ: .. KADASTRO MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/05/2013
NUMARASI : 2008/255-2013/76
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında .. Köyü çalışma alanında bulunan 407 ada 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 465 ada 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak, bağışlama ve satın alma nedenleriyle ayrı ayrı davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı …., tapu kaydı, vergi kaydı ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre dava konusu 407 ada 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 465 ada 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 465 ada 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Çekişmeli 465 ada 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tespit gibi yani davalı taraf adına tescil kararı verilmişse de aynı taşınmazlara ilişkin olarak dava dışı Hazine tarafından yine aynı mahkemenin 2008/82 ve 2008/83 esas sayılı dosyalarıyla açılan davalar sonucunda taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiş ve bu kararlar kesinleşmiştir. Kural olarak aynı taşınmazlar hakkındaki davaların birlikte görülmesi gerekir. Ancak gelinen durum itibariyle bu mümkün olmadığından ve söz konusu taşınmazlara ilişkin aynı mahkemenin 2008/82 Esas, 2009/146 Karar ve 2008/83 Esas, 2009/147 Karar sayılı kararlarının davacı yönünden güçlü delil oluşturması durumu da göz önünde bulundurularak bu taşınmazların, sözü edilen kararlarda olduğu gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendindeki “32, 33,” ifadelerinin çıkartılarak ayrı bir paragraf altında; “Dava konusu 465 ada 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile kadastro mahkemesinin daha önce kesinleşen 2008/83 Esas, 2009/147 Karar sayılı ilamında olduğu gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” sözcüklerinin yazılmasına ve dava konusu 465 ada 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.