Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2014/20946 E. 2014/16408 K. 30.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20946
KARAR NO : 2014/16408
KARAR TARİHİ : 30.12.2014

MAHKEMESİ : KOYULHİSAR KADASTRO MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/04/2013
NUMARASI : 2006/325-2013/23

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında… Köyü çalışma alanında bulunan186 ada 22 parsel sayılı 13.879.62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz komşu 186 ada 21 ve 29 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı M.. I.., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında P. A., çekişmeli taşınmazın bir bölümünün murisi Ş. I. ait olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının reddine, asli müdahilin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 186 ada, 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, kadastro bilirkişileri tarafından tanzim edilen 13.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda ekli haritada (B) harfi ile kırmızı renkli gösterilen 8.836,83 m2’lik kısmın bu parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarasından sonra gelmek üzere yeni bir parsel numarası verilerek “tarla” vasfı ile davacı ve asli müdahilin murisi Şükrü Işık’ın mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün muris Ş. I. ve mirasçıları tarafından yirmi yıldan fazla süre ile kullanıldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; çekişmeli taşınmazın hava ve uydu fotoğraflarında hangi nitelikte olduğu yöntemince tespit edilmemiş, güney sınırında Kelkit ırmağı bulunduğu halde jeolog bilirkişiden rapor alınmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, tespit tarihinden geriye doğru en az 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı evreye ilişkin streoskopik hava fotoğraflarının, Harita Genel Komutanlığı’ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü’nden getirtilerek dosya arasına konulmalı, ardından taşınmaz başında fen bilirkişi, ziraat bilirkişisi ve jeolog bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi,
kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yaptırılmalı, ziraat bilirkişisinden çekişmeli taşınmaz bölümünün belirtilen dönem içindeki niteliği ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen rapor alınmalı, jeolog bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın aktif ırmak yatağı olup olmadığı ve özel mülke konu edilip edilemeyeceği hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davaya müdahil olması nedeniyle HMK’nın 297. maddesi uyarınca karar başlığında taraf olarak gösterilmesi zorunlu olan asli müdahil P. A. adının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.