YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10097
KARAR NO : 2016/7699
KARAR TARİHİ : 11.10.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
…
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 565 parsel sayılı 7.056, 566 parsel sayılı 4.714; 567 parsel sayılı 4.366 ve 575 parsel 34.865 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, … tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince … sınırları dışına çıkarıldıkları ve sırasıyla Mehmet Engel, Hatice Vermez, Teslime Yarbaş’ın kullanımında oldukları şerhi yazılarak tarla vasfıyla … adına tespit ve tescil edilmiştir. 575 parsel sayılı taşınmaz ise 2/B ve kullanıcı şerhi olmaksızın, çalılık niteliğiyle … adına tespit ve tescil edildikten sonra, tapu kaydına 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca … sınırları dışına çıkarıldığı yazılarak 26.4.2012 tarihinde tapu kütük sayfası kapatılmıştır. Yörede 2009 yılında 2/B güncelleme çalışmaları yapılmıştır. Davacı …, taşınmazların kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesinde şerh verilmesi istemi ile … Müdürlüğüne husumet yönelterek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın, idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6831 sayılı … Kanunu’nun 2. maddesinin (B) bendine göre … … Komisyonlarınca … adına … sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı … Kanunu’nun Ek 4/1. maddesi uyarınca, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı … tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, … çalışmaları yapılıp … tutanağı düzenlenerek bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın … adına tescil edilir. 30 günlük askı ilanı süresinde … Mahkemesine dava açılmaması halinde tespitin kesinleşeceği kuşkusuz olmakla beraber kesinleşen tespit ya da güncellemeye karşı 3402 sayılı Kanun’un 12/3 maddesinde öngörülen sürede genel mahkemede kullanım şerhi ve muhdesata ilişkin dava açılmasını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar karşısında somut olay incelendiğinde; çekişmeli 565, 566, 567 parsel sayılı taşınmazlarda 2009 yılında güncelleme çalışmaları yapıldığı ve davacının da taşınmazların kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesinde şerh verilmesi istemi ile dava açtığı anlaşıldığına göre uyuşmazlığın çözümü bakımından Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup mahkemece, uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği gerekçe gösterilerek yargı yolundan reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, çekişmeli 575 parsel sayılı taşınmazın ise evvelce 2/B kullanım kadastrosuna konu olmadığının anlaşılmasına ve güncellemenin ancak daha önce kullanım kadastrosu yapılmış yerlerde mümkün olabileceğine, kullanım kadastrosuna tabi tutulmayan yerlerde kullanım kadastrosu yapma yetkisi idareye ait olup mahkemece, idare yerine geçerek işlem tesis edilmesi mümkün olmadığına göre davanın reddi gerekir.
Hal böyle olunca; 565, 566 ve 567 parseller yönünden; davacının dava dilekçesinde yalnızca, tespit maliki olan … yerine … Müdürlüğüne husumet yönelterek dava açtığı ancak, davacının asıl dava etmek istediğinin … değil, … olduğu belirgin olduğu ve bu durumda, ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğu hususu mahkemece re’sen gözetilmek suretiyle davacı tarafa tapu maliki olan … ile lehlerine zilyetlik şerhi verilen …’ın davaya usulünce dahil edilmesi için süre verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra; tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde tüm delilleri toplanmalı; Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı parseller hakkında … 5.Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/84 Esas ve … 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/440 Esas sayılı dosyalarında da derdest dava olduğu anlaşılmakla bu husus dikkate alınarak bu dosyalar ve taraflardan da sorulmak suretiyle varsa ilgili diğer dava dosyaları da belirlenerek davaların birleştirilmesi hususu düşünülmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalı; 575 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise yargı yolu nedeniyle görevden değil, mahkemece idare yerine geçerek işlem tesis edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görülmekle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.