YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11004
KARAR NO : 2019/8468
KARAR TARİHİ : 16.12.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu,…çalışma alanında bulunan 47 ada 26 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı nedeniyle …. adına, 47 ada 51 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı nedeniyle 1/3 paylarla…. adına tespit ve tescil edilmiş, çekişmeli 47 ada 26 parsele ait tapu kütüğünün beyanlar hanesine miktar fazlası 3.075,00 metrekarenin, çekişmeli 47 ada 51 parsele ait tapu kütüğünün beyanlar hanesine ise miktar fazlası 944,00 metrekarenin Defterdarlık makamına bildirildiği yazılmıştır. Davacı-davalı ….Gayrimenkul İnşaat Turizm Enerji ve Sistemleri San. ve Tic. Aş., miktar fazlası bölümlerin bedelsiz olarak terkin edilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde bedellerinin belirlenerek şerhin terkin edilmesi talebiyle; davalı- davacı Hazine ise, çekişmeli taşınmazların tapu kütüklerinin beyanlar hanesinde yazılı miktar fazlalıklarının paya dönüştürülmesi talebiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı-davalı …. Gayrimenkul İnşaat Turizm Enerji ve Sistemleri San. ve Tic. Aş.’nin davasının kabulü ile tapu kayıtlarında bulunan şerhlerin bedelsiz olarak terkinine, davalı-davacı Hazinenin davasının ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağında ve tutanağın kesinleşmesi üzerine tapu kütüğünün beyanlar hanesinde Hazine’ye ait olduğu belirtilen miktar fazlalığının paya dönüştürülmesi istemine yöneliktir. Açıklanan niteliğiyle talep kadastro öncesine değil sonrasına ilişkindir. Mahkemece, kadastro sırasında davalı-davacı Hazine’ye çekişmeli taşınmazda malik olarak pay verilmediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi gereğince on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulmuşsa da, verilen karar dosya kapsamına ve yasaya uygun düşmemektedir. Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde; “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hususu düzenlenmiştir. Davalı-davacı Hazine, çekişmeli 47 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 3.075,00 metrekare ve 51 parsel sayılı taşınmazın 944,00 metrekare miktar fazlasının Hazineye ait olduğu şerhi ile tutanağa geçirilmiş olan hakkının paya dönüştürülmesi istemi ile dava açtığına göre, davası tutanakta belirtilen hakka karşı olmayıp, aksine bu hakka dayalı olarak açılmış bir dava niteliğindedir. Dolayısıyla; somut olayda 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Ayrıca şerh mülkiyetin tahdidine ilişkin olup hukuki değerini korumaktadır.
Hal böyle olunca; tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.