Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/12278 E. 2020/3105 K. 17.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12278
KARAR NO : 2020/3105
KARAR TARİHİ : 17.09.2020

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
… İlçesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 2945 parsel sayılı 35.447,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle 09.11.2013 tarihinde tespit edilmiştir. Davacı … tarafından, tespitten önce 14.04.2010 tarihinde açılan tescil davasında, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.12.2011 tarih, 2010/278 Esas, 2011/774 Karar sayılı ilamı ile “19.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 35.487,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın zeytinlik vasfı ile davacı adına tesciline” karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin onama ilamı sonucu 02.05.2014 tarihinde kesinleştirildikten sonra, davaya konu olan parsel hakkında kadasro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişmeli 2945 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, Yargıtay aşamasından onanarak geçen ve kesinleşen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.12.2011 tarih 2010/278 Esas, 2011/774 Karar sayılı ilamı ve 11.02.2016 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen davalı 2945 numaralı parselin 35.487,03 metrekare yüzölçümü ile davacı … adına zeytinlik vasfı ile tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; hükmü temyiz eden davalılar Hazine ve …, Asliye Hukuk Mahkemesi’nden aktarılan tescil davasında, 4721 sayılı TMK’nın 713/3. maddesi gereğince yasal hasım konumunda olmaları nedeniyle aleyhlerine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hukuken mümkün bulunmasına rağmen, mahkemece, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları isabetsiz olduğu gibi, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince davalı Hazine’nin harçtan muaf olduğunun göz ardı edilmesi dahi isabetsiz olup, davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.