YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14904
KARAR NO : 2020/4014
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 273 parsel sayılı 2900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 1062 sayılı Yasa gereği …hissesine Devlet’çe el konulduğu şerhi verilerek tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve…. adlarına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen Hazine, taşınmazın Hazineye ait olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece, usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Hazinenin davasının reddine, taşınmazın 1/2 hissesinin davalı … adına, 1/2 hissesinin davalı …’nin adına tespit gibi tesciline, ancak … (kadastro tespit tutanağındaki …) ‘ye gidip dönmediğinden 1062 sayılı Kanun gereğince 1/2 hissesinin devletçe el konulduğuna dair tahdit nedeniyle hissesine devletçe el konulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 273 parsel sayılı taşınmazın, eşit payla … ve… adına tespit edildiği ve tutanağın malik hanesinde kayıtlı davalı … ‘in ikametgahının ve tabiyetinin Suriye olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu husus gözardı edilerek, dava dilekçesi davalı … …’nin köy adresine tebliğ edilmiş ve yeğeni … tarafından teslim alınmıştır. Bu haliyle, tespit tutanağı içeriğine ve dosya kapsamına göre ikametgahı Suriye olan davalı … …’ye dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden bunun sonucu olarak da taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez.
Hal böyle olunca; taraf teşkilinin sağlanmasının davanın her aşamasında gözetilmesi gereken dava şartı olması nedeniyle Suriye uyruklu olup, Türkiye’de ikametgahı olmayan davalı … …’ye “3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanun” uyarınca kayyım atanması suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması, bundan sonra iddia ve savunmalar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak esasa ilişkin hüküm kurulması gerekirken mahkemece bu husus göz ardı edilerek, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelemesine şimdilik yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.