YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15392
KARAR NO : 2020/1717
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … Köyü çalışma alanında bulunan ve 1977 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tarıma elverişsiz arazi olarak tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 15.11.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 3.302,80 metrekare, (D) harfi ile gösterilen 933.63 metrekare, (E) harfi ile gösterilen 4.693,44 metrekarelik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında 4721 sayılı TMK’nın 713/3. maddesi uyarınca husumetin yasal hasım konumunda olan Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine birlikte yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi olarak … Köyü Tüzel Kişiliği hasım gösterilerek açılmıştır. Ancak, karar tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmazın bulunduğu …’nın sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş, aynı Kanun’un Geçici 1/13. maddesine göre de büyükşehir belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır. Hal böyle olmasına rağmen Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bağlı bulunduğu … ve … davaya dahil edilip yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmiştir. Taraf teşkili dava şartlarından olup, bu şart sağlanmadan işin esasına girilemez.
Diğer taraftan tescil istemiyle açılan davalarda taşınmazın imar planı kapsamında kalması halinde imar planının onaylandığı tarihe, imar planı kapsamı dışında kalması halinde ise dava tarihine kadar kanunda aranan zilyetlik süresinin dolması gerektiği halde mahkemece bu husus hiç araştırılmadan davacının 20 yıl zilyetlik süresini dava tarihine kadar doldurduğu kabul edilerek hüküm kurması da isabetsizdir.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle davacıya, davasını … ile …’na da yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı; bu yolla taraf teşkili sağlandıktan sonra davalı Belediyelerden davaya karşı savunma ve delilleri sorulup saptanmalı; bildirmeleri halinde delilleri toplanmalı; çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamımda kalıp kalmadığı, kalıyor ise imar planı kapsamına alınma ve planın onaylanma tarihi, ilgili Belediye Başkanlığı ve İl İdare Kurulu’ndan sorulmalı; imar planının çekişmeli taşınmaza ilişkin kısmının onaylı bir örneği temin edilmeli; 3402 sayılı Kanun’un 17. maddesi göz önüne alınarak taşınmaz imar planı kapsamında ise imar planının onay tarihine, kapsam dışındaysa dava tarihine kadar 3402 sayılı Yasa’nın 14. ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.