Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/16252 E. 2020/1530 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16252
KARAR NO : 2020/1530
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, …Köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 22 parsel sayılı 2.036,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtları, harici ifraz, taksim ve zilyetlik nedeniyle davacı … adına; 139 ada 23 parsel sayılı 64.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise köyün kullanımı nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, dava konusu 139 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait 139 ada 22 parsele dahil olduğu iddiasıyla tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 139 ada 23 parsel sayılı taşınmazın davalı Köy Tüzel Kişiliği adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, çekişmeli 139 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait 139 ada 22 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu, 25.10.1978 tarih 94 sıra numaralı tapu kaydı ile …’den satın aldığını ve zilyet olduğunu belirterek, tapu iptali ve 139 ada 22 parsel sayılı taşınmaza eklenerek adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı … vekili, çekişmeli taşınmazın mezarlık olduğunu, davacıya ait tapu kaydı kapsamında kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte ilgili kurumdan getirtilmemiş, davacının dosyaya sunduğu tapu senedi sureti ile yetinilmiş, ayrıca revizyon durumu da araştırılmamıştır. Ayrıca, mahallinde yapılan keşifte tapu kaydının hudutları yerel bilirkişi ve tanıklardan tek tek okunup sorulmamış, taşınmaza uyup uymadığı hususunda genel ve soyut nitelikteki beyanlarına itibar edilmiş, keşfe katılan fen bilirkişi raporunda da tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı belirtilmekle birlikte tapu hudutları kroki üzerinde denetime elverir şekilde gösterilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayanılarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, davacının dayandığı 25.10.1978 tarih 94 sıra numaralı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmeli ve revizyon durumu yerel Tapu Müdürlüğü’nden sorulmalı, davacıya ait 139 ada 22 parsel sayılı taşınmaz dışında revizyon gördüğü başka taşınmazlar bulunduğu takdirde bu taşınmazlara ait kadastro tutanakları, tapu kayıtları, varsa mahkeme kararları ve bu taşınmazların hepsini komşularıyla bir arada gösterir geniş kapsamlı krokisi getirtilmeli, yine tapu kapsamına göre komşu taşınmazlara ait tutanak, tapu ve varsa dayanak kayıtlar getirtilerek dosya içerisine alınmalı, ardından çekişmeli taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde keşif yapılarak, davacının dayandığı tapu kaydı mevki ve hudutları tek tek okunarak yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, fen bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri, denetime elverir şekilde düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli ve tapu kapsamında kaldığı belirlenen tüm taşınmazları bir arada gösterir kroki düzenlettirilmeli ve tapu kayıtlarının uyup uymadığı komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmelidir. Belirtilen şekilde yapılan tapu kaydı uygulaması neticesinde elde edilen deliller hep birlikte değerlendirilmeli, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde ise, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince zilyetlik hükümleri göz önünde bulundurularak karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup, davalı … Kişiliğinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.