Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/6123 E. 2019/2168 K. 27.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6123
KARAR NO : 2019/2168
KARAR TARİHİ : 27.03.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu Şamlar Köyü çalışma alanında bulunan 176 ada 78 parsel sayılı 1.737,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …. adına tespit ve tescil edilmiş, 29.08.2012 tarihinde davalı … adına satış suretiyle tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacı …, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastrodan önceki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı; çekişmeli taşınmazın öncesinde, tespit maliki …. ile müşterek murisleri olan …’a aitken, murisin dosyada yer alan 2005 tarihli senet ile taşınmazı kendisine sattığı ve kendisinin zilyet olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Davalı, çekişmeli taşınmazın davacı ile tespit maliki ….’in babası….’ye ait olduğunu, muris …’nin ölümünden sonra yapılan taksimde tespit maliki …’e isabet ettiğini, kadastro ekibinin de Selahattin adına tespit ve tescil ettiğini, kendisinin kadastrodan sonra taşınmazı iyi niyetli olarak satın aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın taksimen tespit maliki Selahattin’e kaldığı ve taşınmazı kadastronun kesinleşmesinden sonra satın alan davalının iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme hatalı, araştırma ve inceleme de hüküm için yetersizdir. Çekişmeli taşınmazı kadastronun kesinleşmesinden sonra satın alan davalının, davacı ve tespit malikinin amcası olması ve çekişmeli taşınmazın sınırında başka bir taşınmazının bulunması karşısında davalının taşınmazı satın alırken iyi niyetli olduğunun kabulü mümkün değildir. Öte yandan; tarafların iddia ve savunmalarına göre çekişmeli taşınmazın davacı ile tespit malikinin müşterek murisi olan …’den intikal ettiği noktasında ihtilaf bulunmamakta, ihtilaf; davacının taşınmazı iddia ettiği gibi muris …’den ölmeden önce satın alıp almadığı, satın almış ise zilyetliği devir alıp almadığı noktasında toplanmaktadır. İhtilaflı bu hususlarda yapılan araştırma ve inceleme ise; davacının dayandığı satın alma senedinin keşfen uygulanmaması, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının zilyetliğin kimde olduğu hususlarında çelişkili, soyut ve yüzeysel olması nedenleriyle yetersizdir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde; 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında senet tanıkları, çekişmeli taşınmazı iyi bilen, tarafsız mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik fen bilirkişisi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif icra edilmeli, davacının dayandığı senet okunarak yöntemince uygulaması yapılmalı, mahalli bilirkişi ve tüm tanıklardan ayrıca; muris Ali’nin sağlığında çekişmeli taşınmazı davacıya satıp satmadığı, satmış ise zilyetliği devir edip etmediği, kimin ne zamandan beri ne şekilde zilyet olduğu hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden senet uygulamasını gösterir keşfi takibe elverişli rapor alınmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.