Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/9840 E. 2019/4094 K. 29.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9840
KARAR NO : 2019/4094
KARAR TARİHİ : 29.05.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 2005 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici yol olarak bırakılan taşınmaz hakkında irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle, 25.01.2016 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede kadastro çalışmalarının 2005 yılında yapılıp kesinleştiği, dava konusu yerin kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tescil harici bırakıldığı, tesis kadastrosunun kesinleştiği 2005 yılından davanın açıldığı tarihe kadar kadastrodan önceki sebeplere dayanarak dava açılması için kabul edilen 2 yıllık makul sürenin geçirilmiş olduğu, ayrıca kadastronun kesinleştiği 2005 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar yasanın aradığı zilyetlik ve kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin de dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve Yasa’ya uygun bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesi uyarınca; Herkes, yargı mercileri önünde hak arama özgürlüğüne sahip olup, bu özgürlüğün en yaygın kullanılma şekli dava açma hakkıdır. Yine Anayasamızın 13. maddesi uyarınca, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.” 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde, kadastro sırasında haklarında tutanak düzenlenen taşınmazlar yönünden, kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açma hakkı 10 yıl ile sınırlanmış ise de, kadastro sırasında haklarında kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar yönünden kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açma hakkını sınırlayan herhangi bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2015 tarih, 2013/8-2061 Esas ve 2015/1256 Karar sayılı ilamında da, kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak açılacak tescil davalarını sınırlayan bir sürenin olmadığı açıklanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davanın esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek TMK’nın 713/4 ve 5. maddeleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı …’in temyiz itirazları açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.