Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2017/4341 E. 2021/3419 K. 08.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4341
KARAR NO : 2021/3419
KARAR TARİHİ : 08.04.2021

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, davalı tarafın dayandığı 1937 tarih 122 ve 123 tahrir sayılı bayır ve tepe sınırı itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli olup bu niteliği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca miktarı ile kapsam tayin edilmesi zorunluluğu bulunan vergi kayıtları ile dava konusu taşınmaza tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilerek, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köy halkından seçilecek yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, kayıtların kapsamının duraksamasız belirlenmesi, kayıt kapsamı dışında kalan kesimin çekişmeli taşınmazın kısmen batı ve tümden kuzey sınırını oluşturan ve mera olarak sınırlandırılan 1190 parsel sayılı taşınmazın bir parçası olup olmadığının saptanması, tarafların tanık göstermesi halinde taşınmaz başında dinlenmesi, uzman bilirkişiye keşfi izlemeye ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde harita düzenlettirilmesi, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel kayıtlarıyla denetlenmesi, kayıt kapsamı dışında kalan kesimin mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde 3402 sayılı Yasa’nın 16. maddesi gereğince işlem yapılması, aksi takdirde zilyetliğe ilişkin toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 629 (yeni 102 ada 25 parsel) sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile 20.10.2003 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın 102 ada 25 parsel olarak tespit maliklerinden … haricindeki tespit malikleri adına tespitteki payları nispetinde; tespit maliki …’in 16/64 oranındaki payının ise, gerekçeli karardaki miktarlara denk gelecek şekilde 9/64 payının Hazine adına, 7/64 payının da payları oranında …’in mirasçıları adına tarla vasfıyla tesciline; (A) harfi ile gösterilen kısmın aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına; (C) harfi ile gösterilen kısmın yol olarak kendi sicilinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, işin esasına girilerek karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın tespit maliklerinden … ile …’ın mirasçılarından (torunu …’ın eşi ve çocukları) … , … , … , … ve … ’ın (nüfusta Nizam kızı …) mirasçılarından … ile …’ın mirasçılarından …’ın ve …’ın mirasçılarına usulünce davetiye çıkartılarak davadan haberdar edilmedikleri halde, yargılamaya devam edilerek aleyhlerine hüküm kurulduğu ve bu kişilere gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davada, taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gereken dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, belirtilen kişilere usulünce dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmek suretiyle yöntemine uygun şekilde taraf teşkili sağlanmalı, anılan kişilerden savunma ve deliller sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esasına ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.