Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2017/4905 E. 2020/5928 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4905
KARAR NO : 2020/5928
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Somut olayda keşif gün ve saatinin belirlenmediği, çekişmeli taşınmazın … İlçesi sınırları içerisinde bulunmasına ve bu nedenle görevli mahkeme … Kadastro Mahkemesi olmasına rağmen, komşu köyden dinlenecek yerel bilirkişilerin … İlçesine bağlı köylerde ikamet etmeleri nedeniyle yanılgılı değerlendirme ile … Kadastro Mahkemesince keşif yapılması hususunda talimat yazılmasına yönelik ara karar kurulduğu, tarafların orman iddiası olmadığı halde keşifte orman bilirkişisi lehine ücret takdir edildiği, bu nedenle verilen keşif ara kararının usulüne uygun olmadığı ve usul ve yasaya uygun bulunmayan ara karara hukuki sonuç bağlanamayacağı belirtilerek; yöntemine uygun şekilde ara karar kurularak davacı tarafa keşif masraflarını yatırması hususunda süre ve imkan tanınması, taşınmazın … İlçesine bağlı … Köyü çalışma alanında bulunması nedeniyle görevli mahkemenin … Kadastro Mahkemesi olduğu ve yapılacak keşfin görevli mahkemece yapılması gerektiğinin göz önünde bulundurulması, orman bilirkişisinin eldeki davaya katkısının olmayacağı öngörülerek tarafların gereksiz yargılama külfetine sokulmaması gerektiğinin düşünülmesi ve yargılamanın seyri çerçevesinde yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 22.05.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (101/2A) olarak gösterilen 71.798,88 metrekarelik bölümün … mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, geriye kalan ve aynı raporda (101/2B) olarak gösterilen 4.882.208,76 metrekarelik bölümün tespit gibi mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde, davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmaz, mera vasfıyla tespit edilmiş olup, 16.05.2017 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz bölümünün 101 ada 2 sayılı mera parseli ile doğal ayırıcı sınırının bulunmadığı, mera aleyhine genişleme imkanının bulunduğu, taşınmaz üzerinde mera bitkilerinin mevcut olduğu, dava konusu taşınmaz bölümünün 101 ada 2 parsel ile bütünlük ve benzerlik göstermekte olduğu ve her ne kadar tarımsal amaçla kullanılıyor olsa da evveliyetının mera olduğu açıkça belirtilmesine rağmen, dava konusu taşınmaz bölümünde tarımsal faaliyet yapıldığını belirten 19.06.2017 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesine ilişkin rapor esas alınarak davanın kabulüne ve mera parselinin bütünlüğünü bozacak şekilde tescile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece ziraatçi bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı …’na iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.