Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2017/5651 E. 2020/4589 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5651
KARAR NO : 2020/4589
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, İliç İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, murisi … mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, kadastro teknik bilirkişilerinin 26.09.2013 tarihli raporlarına ekli haritada (A) ve (B) harfleriyle gösterilmiş olan taşınmazların ayrı parsel numaraları ile davacı … ile davaya muvafakat veren Kadir Arslanyer adlarına 1/2’şer hisse ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Somut olayda; keşifte dinlenilen tespit bilirkişisi ve davacı tanıklarının beyanlarından, çekişmeli taşınmazı öncesinde davacıların kök murisi Ömer’in harman yeri olarak bildiklerini, sonrasında köylülerin bu yeri patika yol olarak kullandıklarını beyan etmişler, dosya arasında bulunan ziraatçı bilirkişi raporunda da nizalı bölümler üzerinde herhangi bir tarımsal ürün bulunmadığı belirtilmiş olup, bu haliyle, dosya kapsamından çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacıların ekonomik amacına uygun zilyetliklerinin mevcut olmadığı ve lehlerine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümlerinde davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla iktisap şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, davanın tescil davası olması nedeniyle harcın davacılar üzerinde bırakılması gerekirken, harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına karar verilmesi dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2020 gününde oy birliği ile karar verildi.