Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2017/710 E. 2020/3250 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/710
KARAR NO : 2020/3250
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 304 ada 47 parsel sayılı 552,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kargir ev ve avlusu vasfıyla, davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, Kadastro Kanun’un 18/1. maddesi gereğince taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile arsa vasfıyla davacı Hazine adına tapuya tesciline ve üzerinde bulunan kargir evin Hüseyin oğlu …’e ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme tarafından, davalının adresine çıkartılan dava dilekçesi ve öninceleme duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliği “aza …” imzasına yapılmış olup, tebliğ evrakı üzerinde muhtarlık kaşesi bulunmamaktadır. Bu haliyle, yapılan tebligatları Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur. HMK’nun 137. maddesinde, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği hükme bağlanmış olup, anılan Kanun’un 139. ve 140. maddelerinde ise dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra yapılacak ön inceleme duruşmasına davet ve ön inceleme duruşmalarının usulü ve yapılacak işlemler gösterilmiştir. Eldeki dosyada, dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günü davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden davalının yokluğunda yapılan ön inceleme duruşmasının da usulüne uygun olduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca; Mahekemce, dava dilekçesinin davalıya usulsüz olarak tebliği cevap süresini başlatmayacağı göz önünde tutularak, yazılı yargılama usulü hükümleri gereğince taraflara dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlatıldıktan sonra, HMK’nun 139. maddesindeki meşruhatı içerir şekilde tarafların davet edilerek, ön inceleme duruşması yapılmalı ve tarafların usulüne uygun gösterdikleri deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazı açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.