YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/743
KARAR NO : 2021/1205
KARAR TARİHİ : 15.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, …,… Köyü çalışma alanında bulunan ve 2008 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün adına tescili istemiyle, Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Kadastro Mahkemesince, “hakkında tutanak düzenlenmemiş taşınmazlar hakkında davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu” gereğine değinilen bozma ilamına uyularak verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, 13.06.2012 tarihli fen bilirkişisi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 972,28 metrekarelik alanın davacı … adına sulu tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazda davacının 20 yıldan fazla süredir eklemeli zilyetliğinin bulunduğu, taşınmazın orman ve mera vasfında bulunmadığı, dava konusu alanın davacıya ait komşu 125 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile aynı görünümde olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Görevsizlik kararı öncesinde Kadastro Mahkemesinde yapılan keşif sonucu alınan 05.01.2013 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz bölümünün eğimli ve engebeli olduğu, üzerinde ekili herhangi bir kültür bitkisi olmadığı, taşınmazın işlenmemiş olduğu, evveliyatında da işlenmiş olduğuna dair ibare olmadığı, taşınmaz üzerinde çalılık ve yabancı otların olduğu, taşınmazın % 65-75 eğime sahip olduğu ve tarım arazisi niteliğinde olmadığı açıklanmış olup, bu haliyle taşınmaz bölümü üzerinde ekonomik amaca uygun bir kullanımın söz konusu olmadığı ve dolayısıyla davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemce, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.