YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1897
KARAR NO : 2021/3475
KARAR TARİHİ : 09.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 09.04.2021 gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … ve … vs. vekili Av. … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu ve varılan sonucunda usul ve yasaya uygun bulunmadığı açıklandıktan sonra, Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 1986/877 Esas, 1989/ 395 Karar sayılı dosyasında davacı …’ nun, … ve … aleyhine açtığı zilyetliğe müdahalenin önlenmesi davasının mahkemece kabul edildiği, bu kez Hazine tarafından … aleyhine, şahıslar arasında davaya konu olan ve davalı lehine karar çıkan 1395 metrekare yerin orman olması sebebiyle zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı öne sürülerek açılan tescil davasının yargılaması sonunda Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1991/249 Esas, 1992/752 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmaz bölümünün, 1989 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verildiği ve 1395 metrekarelik bu alanın 708 parsel olarak Hazine adına tescil edildiği, 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosunda 708 parselin çekişmeli 107 ada 1 parsel kapsamında kullanım kadastrosunun yapılarak davalılar adına zilyetlik şerhi verildiği ve yukarıda anılan ilamların çekişmeli taşınmazın 1395 metrekare yüzölçümlü bölümüne ilişkin bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazın men’i müdahale davasının kapsamı dışında kalan bölümü yönünden davacının davasının reddi gerektiğinin tartışmasız olduğu, taşınmazın men’i müdahale davası kapsamında kalan 1395 metrekarelik bölümü yönünden ise; Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1986/877 Esas, 1989/395 Karar sayılı ilamının, karar tarihine kadar çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yanın üstün hakkı ve zilyetliğinin bulunduğu hususunda kesin hüküm teşkil ettiği, ancak kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişilerin, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak kullanan kişiler olduğundan, men’i müdahaleye ilişkin anılan ilamın kapsadığı 1395 metrekare yönünden, bu ilamdan sonra kadastro tespitine kadar geçen sürede ve hatta tespit günü itibariyle çekişmeli taşınmaza davalı yanın zilyet olduğu olgusu karşısında davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden alınmasına, Yargıtay duruşması için belirlenen 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine,
yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.