YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5599
KARAR NO : 2020/5044
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … İlçesi Balıkalan Köyü çalışma alanında bulunan ve 1966 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Medeni Kanun’un 713. maddesi uyarınca tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümünün 61 nolu tevzi parseli içinde kaldığı ve toprak tevzii komisyonu kararının iptaline ilişkin herhangi bir itirazın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; 61 nolu tevzi parseline ilişkin kayıtlar ve mevcut ise haritası getirilmemiş, ayrıca çekişmeli taşınmaz bölümünün söz konusu tevzi parseli içerisinde kaldığına ilişkin delil olarak gösterilen … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/53 Esas ve 2013/128 Karar sayılı dosyası getirtilerek dosyada bulunan fen bilirkişi rapor ve krokisi zemine uygulanıp, çakıştırma yapılmak suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümünün tevzi parseli içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; Mahkemece, öncelikle 61 nolu tevzi parseline ilişkin kayıt ve belgelerle varsa tevzi haritası, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/53 Esas, 2013/128 Karar sayılı dava dosyası getirtilerek, mahallinde yerel bilirkişiler ve tanıklar ile fen bilirkişisinin katılımıyla yapılacak keşifte tevzi parseline ilişkin kayıt ve belgelerle varsa haritası ile … Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan dosyasındaki fen bilirkişi raporu ve krokisinin zemine uygulanıp çalışma yapılmak suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümünün söz konusu tevzi parseli içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli ve sonucuna göre davacının dava konusu taşınmaz bölümüne ilişkin tescil istemi değerlendirilmelidir. Yapılan bu uygulama neticesinde dava konusu taşınmaz bölümünün tevzi paftasının 61 sayılı mera parseli içerisinde kaldığının anlaşılması halinde, dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, dava konusu taşınmaz bölümü ile komşu mera parseli arasında ayırıcı nitelikte bir unsur bulunup bulunmadığı araştırılmalı; taşınmaz bölümünün görüntüsü ve mera ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarındaki hakim gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmaz bölümünün öncesinin mera olup olmadığı ve zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı hususlarında tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden, dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığını, taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını, taşınmazın meradan açılan bir yer olup olmadığını, meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp, tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; taşınmaz bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğunun tespiti halinde, davacı yararına, Kadastro Kanunu’nun 46/1, 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak belirlenmeli, bu kapsamda hava fotoğraflarından yararlanılması gerektiği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.