YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1945
KARAR NO : 2019/3492
KARAR TARİHİ : 08.05.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Zara İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 171 parsel sayılı 1.226,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek suretiyle Halil oğlu … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … aynı nedenle davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davanın miktarı gereği istinaf sınırının altında kaldığı belirtilerek kesin olarak karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2019 tarih 2019/26778 sayılı yazısı ile, davacının ölü tapu malikinin mirasçılarının ad ve soyadlarının açıkça yazılmak suretiyle husumet yöneltilerek dava açılması gerekirken davalı olarak ölü tapu malikinin “mirasçıları” denmek suretiyle açılmış olması isabetsiz ise de davacı tarafça ölü tapu malikinin mirasçılarının kim olduğunun bilinemediğinin anlaşıldığı, bu nedenle dava dilekçesinde açıkça gösterilmemiş olmasının “kabul edilebilir bir yanılgı” olarak değerlendirilerek talep halinde HMK’nın 124/4. maddesi uyarınca davanın doğru hasma yöneltilmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu bu nedenle Mahkemenin 19.02.2018 tarih 2018/28 Esas, 2018/62 Karar sayılı kararının yasaya aykırı olması nedeniyle HMK’nın 363/1 maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Dava kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra 10 yıllık hak düşürücü süre içinde kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescili istemine yöneliktir. HMK’nın 114/1/d maddesinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları gerektiği ve bu durumun dava şartı olduğu, 115. maddesinde mahkemece dava şartlarının davanın her aşamasında mevcut olup olmadığının kendiliğinden araştıracağını, dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde usulden reddine karar verileceği ancak eksikliğin giderilmesinin mümkün olması halinde tamamlanması için kesin süre verileceği, 124. maddesinde ise taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün bulunduğu, ancak maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği hükmü getirilmiştir. Diğer yandan aynı nedenlerle ancak askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde açılan davalar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 29. maddesinde mirasçılarının tayin edilememesi sebebiyle ölü olduğu belirtilerek kayıt sahibi adına tespiti yapılan taşınmaz mallar hakkında ölünün ismi açıklanarak “mirasçıları” denilmek suretiyle mirasçılar aleyhine dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince; çekişmeli taşınmaz, ölü olduğu belirtilmek suretiyle Halil oğlu … adına tespit edilmiş, davacı … tarafından davalı olarak “… mirasçıları” (mirasçılarının isim ve soy isimleri gösterilmeksizin) gösterilmek suretiyle dava açılmış, dava dilekçesi içeriğinde de tapu malikinin tespitten çok önce öldüğü, mirasçılarının da davayı kabul ettiğini beyan edilmiştir. Hal böyle olunca; davacının ölü kayıt malikinin mirasçılarının isimlerini göstermeksizin dava açmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve bu haliyle dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gözetilerek HMK’nın 114/4. maddesinde öngörülen taraf ehliyeti yönüyle dava şartının tamamlanması için aynı kanunun 115. maddesi uyarınca davacıya ölü kayıt sahibinin mirasçılarını davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınması gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile Zara Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.02.2018 tarih, 2018/28 Esas, 2018/62 Karar sayılı hükmünün sonuca etkili olmamak ve hükmünün hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereği yapılmak ve Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere bozma kararının bir örneği ile dosyanın Yüksek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 08.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.