Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2019/2045 E. 2019/3635 K. 13.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2045
KARAR NO : 2019/3635
KARAR TARİHİ : 13.05.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, bir arazinin kullanım süresini ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğraflardan yöntemince yaralanılmadığı, diğer taraftan dava konusu taşınmaza komşu bir kısım parseller hakkında Suruç Kadastro Mahkemesi’nin 1977/113 Esas sayılı dosyasında kadastro tespitine itiraz davasının görüldüğü, gerçek kişilerin açtığı davanın kabul hükmünün … temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından taşınmazların sınırlarında eylemli meranın bulunduğu belirtilerek mera araştırılmasının yapılması gereği bozulduğunun anlaşılmasına göre eldeki dosyada da uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden mera araştırması yapılması gerektiği açıklanarak; mahallinde yeniden keşif yapılması, ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yöntemince hava fotoğrafı incelemesi yaptırılarak öncelikle çekişme konusu taşınmazın yerinin hava fotoğrafında gösterilmesi, daha sonra bu yerin niteliğinin, imar-ihyasının tamamlanma tarihinin ve kullanım süresinin ve ne zaman kullanılmaya başlandığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve diğer bilirkişi sözlerinin uzman bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerinin başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihinin ayrı ayrı belirlenmesine çalışılması, diğer yandan kadastro çalışma alanında kadim ya da tahsisli meranın bulunup bulunmadığının Özel İdare Müdürlüklerinden ve Tarım Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulması, bildirilmesi durumunda mera tutanak, sicil kaydı, karar ve eklerinin istenilmesi, yapılacak keşifte araziye uygulanması, diğer yandan meradan yararı bulunmayan komşu köy halkı arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan bu konudaki bilgilerinin sorularak keşif zaptına yazdırılması ve yukarıda esas numarası belirtilen Kadastro Mahkemesinde görülen dava dosyasının göz önünde bulundurulması, tüm bunlardan ayrı jeolog … ile ziraat mühendisi …’in birlikte düzenledikleri raporda; dava konusu taşınmazın imar-ihya çalışmalarına muhtaç yerlerden olduğu belirtildikten sonra aynı raporun sonunda imar-ihyası tamamlanmış tarım arazisi niteliğinde olduğu belirtilmek suretiyle kendi içinde çelişkiye düşüldüğünden yeniden önceki bilirkişiler dışında 3 kişilik ziraatçi bilirkişi seçilerek taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin belirlenmesi, ne zamandan beri ekonomik amacına uygun olarak zilyet ve tasarruf edildiğinin tespiti yapılarak maddi bulgu ve bilimsel gerekçelere dayalı rapor alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.05.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.