YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2335
KARAR NO : 2019/4075
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında Merkez … Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda … adına kayıtlı bulunan eski 1385 parsel sayılı 19.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 133 ada 1 parsel numarasıyla ve 19.451,28 metrekare yüzölçümlü olarak; tespit edilmiştir. Davacı …, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davanın Kadastro Kanunu’nun 41. maddesine göre açılan düzeltmenin kaldırılması davası olduğu, … Köyü’nün yenileme öncesi kadastro durumunun sayısal olmadığı grafik köy olduğu yenileme çalışmalarında parsellerin eski durumları ile çakıştırılması sonucu oluşan parsel sınırında herhangi bir hata bulunmadığı gereçeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemece, davanın Kadastro Kanunu’nun 41. maddesine göre yapılan düzeltmenin kaldırılması davası olduğu kabul edilmiş ise de; dosya kapsamından dava konusu taşınmazla ilgili 41. madde kapsamında bir çalışma yapılmadığı, uyuşmazlığın Kadastro Kanunu’nun 22-a maddesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazla ilgili uygulama kadastrosu kapsamında ne gibi bir işlem yapıldığının anlaşılması için, dava konusu taşınmaza ait 22-a ( uygulama kadastrosu) tutanağı getirtilerek, taşınmazla ilgili olarak yapılan kadastronun kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, taşınmaza ait uygulama kadastrosuna karşı askı ilan süresi içerisinde açılmış bir dava olup olmadığının, tutanağın kesinleşip kesinleşmediğinin üzerinde durulması, taşınmaza ait uygulama kadastrosu kesinleşmemiş ise davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesi’nde olduğu, tutanağın kesinleşmiş olması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olacağı hususunun gözönünde bulundurulması gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.