Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2019/2559 E. 2021/4738 K. 03.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2559
KARAR NO : 2021/4738
KARAR TARİHİ : 03.06.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece, mahallinde yerel bilirkişi ve taraf tanıkları marifetiyle davacıya ait senet kapsamı araştırılarak dava konusu 107 ada 18 parsel sayılı taşınmazın kimden intikal ettiği, satıcı olduğu iddia edilen … ve …’ın davalı … ile aynı kökten gelip gelmedikleri ve dava konusu parselde hakları olup olmadığının, hakları varsa davacıya devredip devretmediklerinin, davacının taşınmaza davalının eşi olması nedeniyle mi zilyet olduğu, yoksa taşınmazın 1/2 hissesini satın alması nedeniyle malik sıfatıyla mı zilyet olduğu hususları araştırılarak, davacı ve davalının taşınmazdaki zilyetliklerini sürdürüş biçiminin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı …’ın, kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit ve tescil edilen 105 ada 122 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payına yönelik olarak satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açtığı tapu iptali ve tescil davası, bu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davaların kabulüne, çekilmeli 107 ada 18 ve 105 ada 122 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında davalı …’ın 1/2 payının iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece özetle, 02.05.2018 havale tarihli fen bilirkişi raporunda davacı dayanağı 25.07.1994 tarihli köy satış senedinde yer alan hudutların dava konusu taşınmazları kapsadığının belirtildiği, davacının dava konusu taşınmazların 1/2 payında, satın aldığından beri malik sıfatıyla zilyet olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Her ne kadar mahkemece, davacı dayanağı satış senedinin dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilmiş ise de, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar senette bahsi geçen taşınmazın kuzey ve batı hududunda yer alan şahıs tarlalarının neresi olduğunu bilmediklerini beyan etmişlerdir. Hükme esas fen bilirkişi raporunda ise bu hudutların neye dayanılarak krokide gösterildiği ve komşu tespit malikleri ile ilgisi anlaşılamamaktadır. Bu haliyle davacı dayanağı satış senedinin dava konusu taşınmazlara ait olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bir an için senedin dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilecek olsa dahi, senet satıcılarının çekişmeli taşınmazlarla ilgisi kanıtlanamadığı gibi dosya içerisinde bulunan … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1990/206 Esas sayılı dosyasında yer alan veraset ilamından, senet satıcılarının davalının annesi ile aynı kökten geldiği anlaşılmaktadır. Oysa ki, gerek bozma öncesi gerek bozma sonrası yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları genel olarak, dava konusu taşınmazların davalının babası …’dan davalıya intikal ettiğini, davacının başka köyden iç güveyi geldiğini, tarafların karı koca olması nedeniyle taşınmazı birlikte kullandıklarını beyan etmişlerdir. Ayrıca dava konusu 107 ada 18 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde davalı tarafından kadastro öncesi harici senetlerle davalı … olarak dinlenen şahıslara satışı yapılan 107 ada 14, 15 ve 19 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu ve senet içeriklerinde bu taşınmazların davalının babasından intikal ettiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece, dava konusu taşınmazların davalıya ait olduğu ve davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabul kararı verilmiş olması isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.