Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2019/5346 E. 2020/4126 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5346
KARAR NO : 2020/4126
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 40 parsel sayılı 9.133,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, ifraz ve taksim nedeniyle … adına ve 126 ada 1 parsel sayılı 5.255,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, tapu kaydı ve satın alma nedeniyle 1/5’şer pay ile İbrahim Şahin, …, … ve 2/5 pay ile … adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, satın alma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 118 ada 40 parselin 1/2 payı ile 126 ada 1 parselin tamamı yönünden tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahil …, aynı nedenlerle 118 ada 40 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının adına tescili istemiyle davaya katılmış; daha sonra murisi İbrahim Şahin mirasçıları adına tescil edilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ile müdahilin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, çekişmeli taşınmazları 5 kardeşi ile birlikte satın aldıklarını, satın aldıktan sonra taksim ettiklerini, bu taksime göre 118 ada 40 parsel sayılı taşınmazın yarısının kendisine düştüğünü, taksimin yapıldığı 1958 tarihinden beri zilyed olduğunu; 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise taksimen İsmail’e düştüğünü ve İsmail’in ise 1960 tarihinde kendisine sattığını, bu tarihten beri zilyed olduğunu ileri sürerek, bu taşınmazın tamamına ve 118 ada 40 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payına yönelik tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazların tespitine esas tapu kayıtları bulunduğu halde, Mahkemece bu kayıtlar tüm tedavülleriyle birlikte getirtilerek mahallinde usulünce uygulanmamış, tapu kayıtlarının taşınmazlara uyup uymadığı, uyması halinde 3402 sayılı Yasa’nın 13/B-b şartlarının davacı lehine oluşup oluşmadığı araştırılmamış ve uymaması halinde ise davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmaksızın hüküm kurma yoluna gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, tespite dayanak tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtları getirtilip dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında tutanaklara dayanak tapu kayıtları oluşumundan itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; fen bilirkişisine, uygulanan tapu kaydının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli; tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığının anlaşılması halinde, davacı tarafın tapu dışı satın alma ve taksime dayandığı göz önüne alınarak, bu olgunun dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli; tapu kayıtlarının uymaması halinde ise, uyuşmazlığın Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen zilyetlik koşullarına göre çözümleneceği dikkate alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.