Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2020/10415 E. 2021/3143 K. 01.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10415
KARAR NO : 2021/3143
KARAR TARİHİ : 01.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Hatay İli Antakya İlçesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesine istinaden yapılan tescil harici yerlerin kadastrosu sırasında, Alahan Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 33 parsel sayılı 1.462,40 metrekare ve 101 ada 41 parsel sayılı 2.153,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 18.09.2020 tarih 2017/4167 Esas, 2020/3150 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş, iş bu onama ilamına karşı davacı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde, davalı yararına, zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı Hazine; davalı tarafın çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin asli değil fer’i nitelikte olduğunu, zira davalı tarafın ecrimisil ödemek suretiyle taşınmaz üzerinde zilyetliğini sürdürdüğünü ileri sürmüş olup, bu iddiası ve dosya arasında yer alan ecrimisil tahakkuk ve tahsilatına dair bilgi ve belgelerin dava konusu taşınmaza ait olup olmadığı yöntemince araştırılmaksızın ve ayrıca taşınmaz üzerinde yer aldığı bildirilen zeytin ağaçlarının kaç yaşında oldukları belirlenmeksizin hüküm verilmiş olması nedeniyle, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece, çekişmeli taşınmaz başında fen ve ziraatçı bilirkişi ile yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte; öncelikle, dava konusu sayılı taşınmazla ilgili, davacı Hazine tarafından davalıya ecrimisil tahakkuk ettirilip ettirilmediği ve davalı tarafça ecrimisil ödenip ödenmediği taraf tanıklarından sorulup saptanmalı, dosya arasındaki ecrimisil ihbarnameleri ve muhasebe işlem fişlerinin dava konusu taşınmaza ait olup olmadığı belirlenmeli; dosya arasındaki ecrimisil tahakkuk ve tahsilatına ilişkin belgelerin bu taşınmaza ait olduğunun anlaşılması halinde; davalı tarafça, ödemenin cebri icra tehdidi altında yapıldığının kanıtlanamaması durumunda davalı tarafın Hazinenin üstün (mülkiyet) hakkını kabul etmiş sayılacağı düşünülmeli; ecrimisile ilişkin evrakın dava konusu taşınmaza ait olmadığının, yahut dava konusu taşınmaza ait olmakla birlikte ödemenin, cebri icra tehdidi altında yapıldığının anlaşılması halinde ise, ziraatçı bilirkişiden alınacak raporda belirtilen ağaç yaşları (zeytin ağaçlarının deliceden aşılamış olması halinde ise aşı yaşları) da dikkate alınarak toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Dairemizce, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, sehven onanmış olduğu anlaşılmakla, davacı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.09.2020 tarih 2017/4167 Esas, 2020/3150 Karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, 01.04.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.