YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1743
KARAR NO : 2020/3061
KARAR TARİHİ : 16.09.2020
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamına özetle; “Davacı Hazinenin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek, çekişmeli 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 09.10.1987 tarihinden sonra yapıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi hükmüne göre bir kimsenin aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz mal iktisap edebileceği, mahkemenin davanın dayanığın oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi hükmü uyarınca belirlenen miktarlar yönünden yapmış olduğu araştırma ve soruşturmanın yöntemine uygun olmadığı, doğru sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen davalı zilyet … ile bayii …’ın onaylı nüfus kayıt örnekleri getirtilerek bu yolla kimliklerinin belirlenmesi, bundan sonra aynı çalışma alanı içerisinde adı geçenler adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediğinin Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanması, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanaklarının ve varsa dayanakları kayıtların, davalı iseler dava dosyalarının getirtilmesi, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç metrekare taşınmaz mal isabet edeceğinin duraksamasız belirlenmesi, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak etkili bir denetim ve kontrol yapılabilmesi için dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceğinin düşünülmesi, daha sonra sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.09.2020gününde oybirliği ile karar verildi.