YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1885
KARAR NO : 2020/4352
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek; tespit harici bırakılan ve kabulüne karar verilen taşınmazın bitişiğinde DSİ adına tapuda kayıtlı 242 nolu parsel bulunduğuna göre; TMK’nın 713/3. maddesi gereği davanın DSİ’ye yöneltilmesi, davaya katıldığı takdirde tanık ve diğer delillerini bildirmesi için kendilerine imkan ve süre tanınması, kanala ait kamulaştırma haritasıyla belgelerinin ilgili Genel Müdürlük ya da Bölge Müdürlüğü’nden istenerek dosyaya eklenmesi, komşu 33 sayılı parsele revizyon gören Mayıs 940 tarih 2 ve Mart 1948 tarih 33 sıra sayılı tapu kayıtlarının geldi ve gittilerinin ilgili Tapu Müdürlüğü’nden, yine komşu 390 sayılı parsele ait kadastro tutanağı ile kadastro sırasında bu parsele uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının ilgili yerlerden getirtilerek dava dosyasıyla birleştirilmesi, yeniden yapılacak keşifte DSİ’ye ait kamulaştırma paftası ve belgeleriyle komşu parsellere ait tapu ve vergi kayıtlarının teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, kanalın kamulaştırma paftasına göre kanal alanına tecavüz olup olmadığının belirlenmesi, komşu parsellere ait tapu ve vergi kayıtları ile çekişmeli bölümün denetlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 11.05.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. 4721 sayılı TMK’nın 713/3. maddesi gereğince, tescil davalarında Hazinenin yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi zorunludur. Yasal hasım konumundaki kamu tüzel kişileri davada taraf olmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması mümkün değildir. Somut olayda dava, Hazine ve Kılılı Belediye Başkanlığı hasım gösterilerek açılmış ve karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Kılılı Belediye Başkanlığı’nın tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle … davaya dahil edilerek taraf haline getirilmiş ise de, aynı yasa uyarınca Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın da davada taraf olması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada, taraf teşkilinin tamamlandığından söz edilemez. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle davacıya, davasını yasal hasım konumundaki Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na da yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalıdan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yazılı olduğu şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.